Şubat atama döneminde, "siz kimi kandırıyorsunuz, 165 bin öğretmen açığı var" diyen yönetim kurulu üyemiz Özge Astan'a, Bakan Hüseyin Çelik: "toplantıyı provake ediyorsunuz" diyerek üyemizi hedef göstermiş bir çok suçla itham etmişti.
200 bin işsiz öğretmen, 140 bin öğretmen ihtiyacı var.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Personel Genel Müdürü Necmettin Yalçın yaptığı açıklamada Türkiye'deki öğretmen açığının 140 bin, işsiz öğretmen sayısının da 200 bin olduğunu söyledi. Ancak bu durumun tek sorumlusunun tek başına MEB olmadığını da iddia ederek sorumluluğu başka kurumlara yıkmaya çalıştı.
MEB Personel Genel Müdürü Necmettin Yalçın www.memuruz.net sitesine yaptığı açıklamada sorumluluğun büyüğünün YÖK'ün öğrenci kontenjan politikasında olduğunu da söylemeyi ihmal etmedi.
Yıllardır ifade edilmeye çalışılan gerçeğin bu işin birincil muhattapları tarafından itiraf ediliyor olması önemli tabi ki. Ancak onlar yine sorunu başka bir yerlere havale etmeye, sorunu dışsallaştırmaya dolayısıyla tepkilerden kurtulmaya çalışmaktadırlar.
Bizlerse tüm gerçeklerin farkındayız. Sorumlunun MEB ve YÖK dahil bu sistemin bir parçası olan tüm kurumların suçu olduğunu biliyoruz. Bunun bir zorunluluk ya da yetersizliğin değil bir tercihin sonucu olduğunu da.
Eğitimin paralı hale getirilmesi, anti bilimsel eğitim anlayışı, sınav sistemi, emekçi çocuklarının sayıları pıtrak gibi çoğalan dershanelere mahkum edilmesi ve daha nice gerçek bu konudan bağımsız değildir.
Sözleşmeli öğretmenlik devam edecek
Personel Genel Müdürü Necmettin Yalçın bu durumdan rahatsız olduklarını söyleye dursun, sözleşmeli öğretmen ataması yapmaya, ücretli öğretmen çalıştırmaya devam edeceklerini de özenle vurguluyor. Öğretmenlikte işgüvencesiz, kölece çalıştırmaya devam diyor yani. Bunu da dışarıda bekleyen işsiz 200 bin öğretmenin olması nedeniyle kolayca söylüyor. Çünkü sen çalışmazsan sırada bekleyen 200 bin kişi var.
Bu tür açlıklamaların özellikle yerel seçimlerin öncesine gelmesi ise rastlantı değil elbette. Gönülleri fethetmek istiyorlar, onbinlerin beklentilerini kendilerinden gelecek haberlere bağlamak istiyorlar.
Bu gücü nereden alıyorlar dersiniz? Tabi ki işsizliğimizden, örgütsüzlüğümüzden, suskunluğumuzdan, razı oluşlarımızdan alıyorlar. İşsiz olanlarımızın sayısının 200 bin olması şimdilik onların işine yarıyor. Ve onlar bizleri bilerek ve isteyerek hep işsiz bırakıyorlar. Gelin bunu tersine çevilerim. 200 bin güçsüzlüğümüz değil gücümüz olsun...
Yorumlar
Yorum Ekle