KAPAT

Parolamı unuttum »

KAPAT

(En az 4 karakter)

(Üyelik onayı bu adrese gönderilecektir.)


(En az 6 karakter)

Metni Büyüt Metni Küçült
12 Kasım 2008

EED'den Basın Açıklaması

Özel Doruk ABC Dergisi Dershanesi'nde iş bırakma eylemi sonrası sözleşmeleri feshedilen EED'li öğretmenler bugün bir basın açıklamasıyla eylemlerinin haklılığını savunarak bu durumu protesto ettiler.
EED'den Basın Açıklaması 8-9 Kasım'da verilmeyen ücretlerini almak için iş bırakan EED'li öğretmenlerin Özel Doruk ABC Dergisi Dershanesi tarafından sözleşmeleri tek taraflı feshedilmişti. Mücadelerine devam edeceklerini söyleyen öğretmenler bugün bir basın açıklaması yaparak dershane sektöründe azgınca yaşanan öğretmen emeği sömürüsüne karşı ses çıkarmaya devam edeceklerini söylerken tüm işsiz ve işgüvencesiz öğretmenleri örgütlü bir güç oluşturmaya çağırdılar.

Basın açıklaması öncesi apar topar dershane tabelalarını sökerek kendilerini ve dershane adını gizlemeye çalışan dershane yetkilileri bir yandan emek dostu, demokrat olduklarını söyleye dursunlar, polise haber vermekten de geri durmadılar. Hiçbir baskının kendilerini durdurmayacağını ifade eden öğretmenler şimdi örgütlenme zamanı diyerek bu sömürüye karşı hep birlikte mücadele çağrısında bulundular.

Basın açıklamasının ardından, öğretmenlerine destek olmak için gelen dershane öğrencileri ile birlikte oturuldu.








Basına ve kamuoyuna

Eğitim Emekçileri Derneği olarak Türkiye'de dershane öğretmenlerinin çalışma koşullarını 2 yılı aşkın bir süredir dile getiriyoruz. MEB'e yapılmayan atamalarla birlikte işsiz kalan yüzbinlerce öğretmen için zorunlu çalışma alanı haline gelen dershanelerde azami sömürü koşulları hüküm sürmekte ve işsizliğin artması ile orantılı olarak bu sömürü her geçen gün artmaktır. Her gün 10-12 saat derse girmek zorunda kalan öğretmenler sigortasız, düşük ücretle, her türlü angarya işleri yapmak zorunda kalarak çalışmaktadırlar.

Bizler Özel Doruk ABC Dergisi Dershanelerinin Çekmeköy Şubesi öğretmenleri olarak bütün bu ağır çalışma koşullarının her birini tek tek yaşadık. En doğal hakkımız olan emeğimizin karşılığını almak için ise dilenci olduk. Ücretlerimizin daha ilk aydan zamanında ödenmemesi ve hatta 400 ila 1200 ytl arasında değişen ücretlerinde parça parça ödenmesi durumu ile karşı karşıya kaldık. Ekim ayında ve sonraki aylarda ücretlerimizin ödenmesi noktasında benzer bir durumu yaşamak istemiyorduk. Bunu patronlara defalarca dile getirmemize rağmen her defasında muğlak cevaplar aldık. Ekonomik krizin faturası biz öğretmenlere ödettirilmek istendi. Biz ise kararlıydık: ne ekonomik krizin faturasını ödeyecektik ne de patronların keyfi ödememe tutumlarının altında kalacaktık.

Ekim ayı ücretlerimizin zamanında ve eksiksiz ödenmesini istememize her hangi olumlu bir cevap alamadık. Hem temsilcilerimizin görüşmeleri hem toplu görüşmelerimiz sonuçsuz kalmış ve verilen bir haftalık sürede patronlar tarafından her hangi bir adım atılmamıştır. Bu noktadan sonra çözüme yanaşmayan kendi isteklerini dayatan patronlara karşı öğretmenlik onurumuza ve insanlık onurumuza sahip çıkmak için derslere girmeme kararı aldık. 8 Kasım'da ilk derse girerek öğrencilerimize ücretlerimizi alamadığımızı belirttik. Bugün sessiz kalırsak bu uygulamanın devam edeceğini ve öğrencilerin o zaman mağdur olacaklarını anlattık. Önemli düzeyde destek aldık.

Türkiye'de bir ilki gerçekleştirdik.

Ücretlerimizin ödenmemesi karşısında en demokratik hakkımızı kullanarak 8-9 Kasım'da iş bıraktık.
İşsizlikle “terbiye” edilen dershane öğretmenlerinin haksızlıklar ve ağır çalışma koşulları karşısında seslerini yükseltebileceklerini gösterdik. Yüzbinlerin sesiydi haykırışlarımız.

Bu en doğal hakkımızı bile kullanmamıza tahammül edemediler ve 9 Kasım Pazar günü tüm ücretlerimizi ödeyerek sözleşmelerimizi feshettiler. Böylece çalışma hakkımızı da elimizden aldılar.

Ücretlerimiz ödendiği takdirde derslerimize gireceğimizi, iki günlük süreyi telafi edebileceğimizi, çalışmak istediğimizi söylememize rağmen bizlerle çözüm noktasında buluşmayan patronlar, öğrencilerimize, velilerimize ve basına yalan yanlış bilgiler veriyorlar.

Ücretlerimizi alamadığımız için iş bırakmamızı Doruk ABC dershanesine “kasten” yaptığımızı söylüyorlar.

Evet kasten yapıyoruz. Biz, öğretmenlere kölece çalışma koşulları dayatıldığı sürece sizin kimliğiniz ne olursa olsun bu eylemlerimiz sürecek.

Ekim ayında işe başladığımız ve sigortalarımızın tam yatırıldığını söylüyorlar.

Halbu ki bizler 1 Eylül'de çalışmaya başladık. Eylül ayından beri derslere gelen öğrencilerimizin gözlerinin içine bakarak bu yalanı söylemeye devam ediyorlar. Biz bütün bu yalanların söyleneceğini tahmin ederek sınıf defterlerimizin fotokopilerini aldık. Ellerimizde kanıtlarımız var. Asıl önemlisi onlarca öğrencimiz ve veli bu durumun farkındadır.

Öğrencileri sevmediğimiz, onların başarısını düşünmediğimzi söylüyorlar

Öncelikle hiç bir öğretmenin böyle bir suçlamayı hak etmediğini ifade etmek isteriz. İki günlük iş bırakma sürecinde öğrencilerimizin her an yanımızda olmaları onlarla kurduğumuz bağın ne derece güçlü olduğunu göstermektedir.

Hepimizin stajyer, yeni yetme ve başarısız öğretmenler olduğumuzu söylüyorlar.

KPSS'yi kazanamayıp öğretmen olamayan yüzbinlercemize de tembel olduğu söyleniyor. Bu iddiaya kim inanır. Aksine bizlerden memnuniyetlerini bizzat kendileri iki aylık süreç içinde söylemişlerdir. Bu bir karalamadır.

Derneğimizin arkasında bir yer altı örgütü var denilmektedir

Çocukların dahi güleceği bu komedi, yaratmaya çalıştıkları karalama kampanyasının ne boyutta olduğunu gözler önüne sermektedir. Derneğimiz kadrolu kadrosuz tüm öğretmenlerin, öğretmen adayı öğrencilerin ve velilerin üye olduğu bir dernektir. Ancak tarih boyunca, ülkemizde hakkını arayan her kişi ve kurum bu şekilde suçlanmaya çalışılmıştır. Bu şekilde açıklamalarla haklılığımızı perdeleyebileceklerini sanmaktalar.

Tüm bu iddiaların karşısında , gerçekleri ulaşacağımız her bir insana anlatmaya devam edeceğiz. Haklılığımızı açacağımız davalarla mahkemelerde de sonuna kadar savunacağız.

Emeğimizin karşılığını alamadığımız için iş bırakan bizler, baskı, zor, tehditle karşı karşıya kaldık. Demokrat olduklarını söyleyen patronlar en demokratik talebimizin karşısında sözleşmelerimizi feshettiler, bizleri işsiz bıraktılar.

Evet biz 9 öğretmen işsiz kaldık ancak; birine güvenmenin, kardeşleşmenin ne olduğunu, bir araya gelindiğinde neler yapılabileceğini gördük bu süreçte. Bizler işsiz kaldık ama bir kaç gündür aldığımız onlarca destek telefonu, onlarca dershanede bu eylemin konuşulması, hatta kimi dershanelerde seslerin yükselmesi iyi bir iş yaptığımızı gördük. Evet işsiz kaldık, ancak bize dayatılan öğretmenlik onurumuzu ayaklar altına alma tercihini elbirliği ile reddettik. Başta öğrenci ve velilerimiz olmak üzere, Eğitim-Sen yönetici ve üyeleri, dernek üyelerimiz ve bizi destekleyen insanlarla dayanışmanın, dostluğun somut gerçekliğini yaşadık. Evet işsiz kaldık. Ama olmaz denilen şeyi başardık.

İşsizliğin sadece haklarını arayanların karşılaştıkları bir gerçek olmadığını, bugün yüzbinlerce öğretmenin işsiz oluşunu düşündüğümüzde bile işsiz kalmamız bizleri asla pişman etmeyecek, haklılığımızı sorgulatmayacak, geri adım attıramayacaktır. Patronların “tüm dershanelere faks çekeriz, hiç bir yerde iş bulamazsınız” tehditlerinin de bu noktada bir geçerliliği kalmamaktadır.

Evet bizler bir ilki gerçekleştirdik, bedel de ödedik. Daha önce bir çok yerde denemeleri olan ancak bu denli örgütlü ve bilinçli düzeye sıçramayan bu deneyim hepimizin. Bunu biz yaptık, destekleyen dostlarımızla yaptık. Bu eylemin başarısı ve işe yaraması buradaki haklı çığlığın okul okul, dershane dershane, kampüs kampüs taşınması ile mümkün olacaktır.

Öyleyse bu birliği korumalı, çoğaltmalı ve niteliklendirmeliyiz. Esas kazanmanın yolu buradan geçmektedir. Biz burada bir adım attık. Dünyanın dev işçi, dev öğretmen denizinde bir damla. Küçük ama anlamlı bir adım. İlk çünkü... Ama burada kalmasın. Bize bağlı bu. Bu direnişe, dershane öğretmenlerinin bu ilk toplu iş bırakma eylemlerine emeği geçenler olarak çağrımızdır: Şimdi örgütlenme zamanı! Hep birlikte bu kıvılcımı ateşe çevirelim. Diplomalı işsizliğe, kölece çalışma ve kölece yaşamaya karşı, krizin faturasını ödemeyeceğimizi haykıralım. Yalnız değiliz. Haklarımızı kazanmanın yolu, yaşamı birlikte savunmaktan geçer. Bize ulaşın. Biz kazanacağız, birlikte kazanacağız!

EĞİTİM EMEKÇİLERİ DERNEĞİ
www.egitimemekcileridernegi.org

Yorumlar

abc dershanesi çekmeköy şubesi öğrencisi | 12 Kasım 2008 20:54
hocam lütfen gitmeyinnnnnn
hepinizi çok seviyoruz yalvarırım gitmeyinnnnnn
Ne kadar bağırsanızda çağırsanızda haklısn yalvarırım gitmeyinnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn:(:(:(:(

HOCAM GİTMEYİNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNNN
abc dershanesi çekmeköy şubesi öğretmeni | 13 Kasım 2008 11:58
biz sizlerden asla vazgeçmedik çocuklar..bir öğretmen için en büyük servetidir öğrencileri..yanınızda olamasak da kalbimiz hep sizinle olacak..sizleri çok ama çok seviyoruz...
gökhan | 14 Kasım 2008 10:40
Haklı ve onurlu mücadelenizde her zaman yanınızdayız. Bugüne kadar hiçbir baskı hiçbir zaman bizleri yıldıramadı, bugünden sonra da yıldıramayacak. Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın EED...
Sarıgazi Zafer Dershanesi Öğrencisi | 14 Kasım 2008 22:30
Haklı mücadelenizde yanınızdayız. Sarıgazi Zafer Deshanesi Öğrencileri olarak, her türlü eyleminize destek vereceğimizi burdan belitiyoruz.
haydar | 15 Kasım 2008 21:08
zafer direnen öğretmenin olacak. haklı mücadelenizde sonuna kadar yanınızdayız.
eski madurlar | 16 Kasım 2008 17:46
neden isim vemedinizde yöneticilerin adınıda verseniz en azından bunların isimlerini herkes duysa
direnişinize sonuna kadar destek veriyoruz öğretmenlik madem en kutsal meslek ise bu kutsallığı kullanan kişilerede gereken cevaplar verilmeli
yaşsın halk | 16 Kasım 2008 19:09
dünya dönene dek bu mucadeleler sürecek yanınızdayız
gazili | 17 Kasım 2008 18:39
dünya elbet birgün bizden tarafa dönecek. yaşasın halkların kardeşliği. sizleri sonuna kadar destekliyoruz.
doruk çekmeköy şubesi öğretmeniii | 4 Aralık 2008 22:12
yaşanan tüm bu olaylar o kurucu adını taşıyan iri cüsseli ,zorba tavırlı kurucu namını taşıyan ,insan kisvesine bürünen eğitimciliğe tacirlikle gölge düşüren,öğretmenlik onurunu öğretmenleri ezerek,sömürerek,üzrenie yürüyerek yerle bir eden insan müsvettelerine BÜYÜK BİR DERS OLMUŞTUR..yaşasın eğitim emekçileri,,yaşasın doğruluk,hak adalet...!!

Yorum Ekle