KAPAT

Parolamı unuttum »

KAPAT

(En az 4 karakter)

(Üyelik onayı bu adrese gönderilecektir.)


(En az 6 karakter)

Metni Büyüt Metni Küçült
11 Kasım 2008

İlk Dersler

Biz burada bir adım attık. Dünyanın dev işçi, dev öğretmen denizinde bir damla. Küçük ama anlamlı bir adım. İlk çünkü... Ama burada kalmasın. Bize bağlı bu.
Eğitim Emekçileri Derneği üyesi öğretmenler bir ilke imza attılar. Ücretlerini alabilmek için İstanbul’da ABC Dergisi dershanelerinin Çekmeköy şubesinde 2 gün süren bir iş bırakma eylemi gerçekleştirdiler. Bu eylem sonucunda belki iş akitleri feshedildi, ancak birikmiş ücretlerini eksiksiz olarak aldılar. Ancak bu eylemi, yaşanan bu deneyimi ve onun kazanımlarını sadece maddi sonuçları ile değerlendirmek yanlış olur. EED üyesi dershane öğretmenlerinin bu deneyimi çok yönlü dersler içeriyor.

1) Bu direnişle, ilk defa bir özel dershanede toplu ve örgütlü bir iş bırakma gerçekleşti. ABC Dergisi dershanelerinin Çekmeköy şubesinde istihdam edilen 11 öğretmenin 9’unun katılımıyla hafta sonu boyunca dershanedeki “üretim” durduruldu. Öğretmenler dershane örgütlenmesindeki güçlerinin bilincine vardılar (“biz yoksak ders yok”), patronlara gösterdiler, baş eğmediler ve hakları için mücadele ettiler.

2) Öğretmenler, iş bırakırken öğrencilerine bu eylemi neden gerçekleştirdiklerini açıklıkla anlattılar. Bu açıklık ve dürüstlük, taleplerindeki haklılık öğrencilerden karşılık buldu. Öğretmenlerini desteklediler, derslere girmediler. İkinci gün dışarıdan getirilen “grev kırıcı” öğretmenleri derste zor duruma düşürdüler, toplamda %90 oranında bir devamsızlık sağlandı.

3) Veliler, eylem sürecinde öğretmenlerin yanında oldular. İki eylem günü boyunca çok sayıda veli dershaneye geldi, velilerin ezici çoğunluğu tepkilerini doğrudan dershane patronlarına yönelttiler (“Bu nedir, öğrencileri bu dershaneden alacağız…”). Aileler içerisinde iş bırakan öğretmenleri suçlayan sadece bir veli oldu, o da daha sonra özür diledi. 3-4 veli ise görüşmeler süresince de öğretmenlere sürekli refakat ederek, desteklerini sürdürdüler. Keza ABC dershanesi Kartal şubesinin velileri ve çalışan öğretmenlerin yakınları da bize ulaşan bilgilere göre dershane patronlarına tepki duymakta ve haklı iş bırakma eylemini desteklemektedirler.

4) Eylemin ikinci günü dershane patronları, çalıştıkları okullardan tanıdıkları eş-dost branş öğretmenlerini derslere sokarak eylemi kırmak istediler. Hatta öğrencilerden bir bölümü zorla sınıflara sokuldu. Bu oyun tek tek sınıflar dolaşılarak, grev kırıcı pozisyonuna düşürülen meslektaşlarla konuşularak bozuldu. Getirilen öğretmenler geri döndüler. Eğer bu yapılmasaydı, eylemin etkisi azalır, kayıpla sonuçlanabilirdi. Bu örnek, -işçi sınıfının başka direnişlerinde olduğu gibi,- iş bırakmalarda toplu davranmanın, işyerinde bulunmanın, hızlı müdahale geliştirmenin ve kesinlikle patronların üretimi devam ettirmelerinin engellenmesinin önemini gösterdi.

5) İş bırakma eyleminin ikinci günü destek için dershane önüne gelen EED üyesi öğretmenlere fiili bir saldırı gerçekleştirildi. Dershane patronları artı-değerin tıkandığı, eskisi gibi sömüremedikleri her durumda mensup oldukları sınıfın refleksleri gereği saldırganlaşacaklardır. Buna hazırlıklı olunmalıdır. Bilinçli bir savunma politikası olarak, patronun paralı adamlarının karşısında emeğin de yumruğu gerektiğinde konuşur. Biz çaresiz değiliz, boyun da eğmeyiz. Sıcağı sıcağına saldırıda bulunanlara da yanıt verilmiştir. Örgütlenme ve mücadelemizin önündeki engeller her koşulda aşılacaktır.

6) Dershane öğretmenlerinin direnişine Eğitim-Sen üyesi kimi şube üyeleri ve yöneticileri samimi bir destekte bulundular. Görüşmelere katıldılar. Öğretmenlerin haklı taleplerinin yanında oldular. Bilindiği üzere, mesleğin iç ayrımlar temelinde bölünmesi rekabeti arttırıyor, toplamda kadrolu-kadrosuz tüm öğretmenlerin mesleki düşürümünü hızlandırıyor. Bu ayrımlara karşı kolektif temelde bir dayanışma örneğinin sergilenmesi, sınırlı da olsa, anlamlıdır.

7) Dayanışmanın samimiyeti ve gerçek değeri ise, artık “iki öğretmen” gerçeğinin kabulü ve bu çelişkiye uygun biçimde doğru safta yer alma ile belli olur. ABC Dergisi dershanelerinin İstanbul şubesi sahipleri, meslekten kadrolu öğretmendirler. Yasal olarak suç olmasına karşın, özel dershanecilik sektöründe yaygın bir uygulamadır bu. KOBİ düzeyinde, orta ve küçük boy eğitim işletmelerinde dershane sahipleri, yer yer kendileri de derse girecek şekilde öğretmen istihdam etmektedirler. Küçük küçük atılan adımlar büyümekte, -ABC dergisi dershanelerinin İstanbul şubelerinin sahipleri gibi,- sayısı 60’a varan öğretmenin çalıştırılmasına varmaktadır. Çelişki şuradadır: Patron öğretmenler halen Eğitim-Sen üyesidirler! Oysa çoktandır bir idealin değil, kapitalin öğretmenidirler. Devlet güdümlü sendikalarda şaşırmayacağımız böylesi çelişkilerin devrimci demokrat bir gelenek iddiasına sahip bir sendikaya taşınması ise kabul edilemez. Eğitim-Sen, ABC Dergisi dershaneleri İstanbul şubelerinin sahibi öğretmenlerin üyeliğine sınıfsal durumları gereği derhal son vermelidir, kendi üyeleri içerisinde benzer durumdakilere uygulayacağı disiplin yükümlülüklerini belirginleştirerek hayata geçirmelidir.

8) Dershane öğretmenlerinin sayısı bugün 100 bini buldu. Alanda korkunç bir rekabet var. Ücretler çok düşük , örneğin ABC'de iş bırakan öğretmenler 400 ila 1200 YTL arası ücretler alıyorlardı. Çalışma koşulları ağır, aşırı çalıştırma söz konusu. Çoğu öğretmen stajyer, öğretmen dahi sayılmıyorlar, pasoları bile yok. Ücretlerini alamıyorlar, verilirse de cep harçlığı biçiminde, parça parça veriliyor. Mesleğin onuru, öğretmenliğin ruhu paranın acımasız soğukluğunda boğulmuş. Rekabetten kaynaklı güvensizlik hakim, (“ben hakkımı arasam, başkası aramaz, ben kaybederim”) kimse kazanabileceğine, haklarını alabileceğine inanmıyor. Herkes geçici çalıştığını düşünüyor, oysa yıllardır “geçici” olanlar var aramızda, bir türlü “kadroya” geçemeyen… Bu eylem sonucunda direnişe katılan öğretmenler, -hayatında ilk kez bir eyleme katılan tüm işçiler gibi,- mücadele içerisinde kardeşleşmenin, birbirine güvenmenin, omuz omuza vermenin tadını aldılar. Derneğimizin üyesi öğretmenler olarak bundan sonra çalıştığımız tüm dershanelerde bu deneyimin dersleriyle yolumuza devam edeceğiz.

9) İki gün boyunca süren eylem ve görüşmeler sırasında patronlarla öğretmenler arasında müzakereler gergin ve sık sık “restleşme”yi içeren bir üslup ve tonda yürüdü. Demagojilerin (“Bize karşı değil, Fethullah’a karşı yapın”), tehditlerin (“şimdi polisi, jandarmayı çağırıyorum”) , itirafların ("bu şube zarar ediyor, zaten kapatacağız") bini bir paraydı. Tüm tehdit ve demagojilerin yanında, patronların asıl stratejisi, çalışanların toplu hareket etmesini engellemek, birliğini bozmak ve tek tek teslim almaktı. “Tek tek gelin paranızı vereyim” vb. yalanları sıkça telaffuz edildi. Amaç bireye doğru çözmekti. Başarılı olmadılar. Öğretmenlerin birliği bozulmadı. Ne göz boyayıcı vaatlere, ne de tehditlere pabuç bıraktılar. Temsilci ve avukatlarının arkasında esas güç kaynağı olarak birliklerini bozmadılar. Ustaların eskimeyen çağrısında dedikleri gibi: "Zaman zaman işçiler galip gelirler, ama ancak bir süre için. Savaşlarının gerçek meyveleri o andaki sonuçlarda değil, işçilerin durmadan genişleyen birliğinde yatar."

10) Öyleyse bu birliği korumalı, çoğaltmalı ve niteliklendirmeliyiz. Esas kazanmanın yolu buradan geçmektedir. Biz burada bir adım attık. Dünyanın dev işçi, dev öğretmen denizinde bir damla. Küçük ama anlamlı bir adım. İlk çünkü... Ama burada kalmasın. Bize bağlı bu. Bu direnişe, dershane öğretmenlerinin bu ilk toplu iş bırakma eylemlerine emeği geçenler olarak çağrımızdır: Şimdi örgütlenme zamanı! Hep birlikte bu kıvılcımı ateşe çevirelim. Diplomalı işsizliğe, kölece çalışma ve kölece yaşamaya karşı, krizin faturasını ödemeyeceğimizi haykıralım. Yalnız değiliz. Haklarımızı kazanmanın yolu, yaşamı birlikte savunmaktan geçer. Bize ulaşın. Biz kazanacağız, birlikte kazanacağız!

Eğitim Emekçileri Derneği

Yorumlar

kazanacağız | 13 Kasım 2008 00:00
arkadaşlar sizler birçok dershane emekçisine umut oldunuz. hep beraber bu umudu yeşerteceğiz. emeğinize sağlık
Elbette biz kazanacağız. | 11 Kasım 2008 18:01
"Mücadele edenler her zaman kazanamayabilirlar ancak kazananlar her zaman mücadele edenlerdir."

Yorum Ekle