KAPAT

Parolamı unuttum »

KAPAT

(En az 4 karakter)

(Üyelik onayı bu adrese gönderilecektir.)


(En az 6 karakter)

Metni Büyüt Metni Küçült
10 Temmuz 2010

İntiharların Hesabını Soracağız!

KPSS sınavının yapıldığı bugün, İstanbul'da bir araya gelen EED üyeleri, AYÖP, Genç-Sen ve İGEP aktivistleri öğretmen intiharlarını, işgüvencesizliği, diplomalı işsizliği ve sınav sistemini protesto etti...
İntiharların Hesabını Soracağız! Bugün yaklaşık 1 milyon kişi, işsizliğin ve güvencesizliğin batağında bir “umut” olarak gösterilen KPSS sınavına girdi. Yine yüzbinlerce kişi bu umut tacirliğinde hayallerini teslim etmek zorunda bırakıldı. Bizlere tek şans, tek seçenek olarak sunulan, “bundan başka çareniz yok” denen ve bir aldatmacadan başka bir şey olmayan KPSS sınavında yüz binlerce işsiz üniversite mezununun gelecek düşleri çalındı yine. 15 öğretmen adayı atanamadığı için, KPSS engeli dendiği için işsizliğin ve güvencesizliğin yarattığı bu çaresizlik durumuna son sözlerini intihar ederek ölümle söyledi. Bu genç arkadaşlarımız, üniversite mezunları, aynı hisleri aynı duyguları yaşadığımız bu öğretmenler, hayallerinin doludizgin, yaşamlarının en verimli döneminde bir bıçak gibi saplanan “son notlarıyla” ölüme gönderildi. Bizlerden daha kaç can isteniyor! 16, 17, 30, 50, birer birer, onar onar, yüzer yüzer...!

Eleyen, seçen, hiçleştiren, yok sayan, yük sayan, nesneleştiren, köleleştiren, metalaştıran, sefaletleştiren, ölümüne rekabetle boğan, öldüren bu kapitalist sistemin görünen bir başka yüzü KPSS!

KPSS'yi değil işimizi, geleceğimizi istiyoruz!

Bugün Eğitim Emekçileri Derneği üyeleri, Ataması yapılmayan Öğretmenler Platformu, Genç-Sen ve İşsiz, Güvencesiz Eğitimciler Platformu aktivistleri Beyoğlu Tünel'de bir araya gelerek KPSS'ye karşı bir yürüyüş gerçekleştirdiler. "KPSS'yi değil işimizi, geleceğimizi istiyoruz!" pankartı açılarak Taksim Meydanı'na yapılan yürüyüşte oturma eylemi de yapıldı.

İstiklal Caddesi'ndeki yürüyüş boyunca çevreden de ilgi yüksekti. Gerek sloganlarla gerek alkış ve ıslıklarla eyleme katılım yüksek oldu. "Kadrolu atama istiyoruz, KPSS değil gelecek istiyoruz, Kahrolsun ücretli kölelik düzeni, 4C’ye, 4 B’ye, 50D’ye hayır, Köle değil öğretmeniz, İntiharların hesabını soracağız!" sloganlarının atıldığı eylem Taksim tramvay durağındaki basın açıklaması ile devam etti.



"KPSS’ yi önümüze bir engel olarak koymalarının amacı ortada; sınavdan istenilen puanları alamayan öğretmenler için düşünülen istihdam biçimi güvencesiz, esnek ve düşük ücretlidir. Ancak işsizliğin derinleştiği bugünlerde milyonlarca işsizin içinden kendimizi şanslı saymamız ve halimize şükretmemiz beklenmektedir.

Kapitalizmin derinleşen krizi, sınıflar arasındaki farkı hızla artırıyor. Yıllardır iş umuduyla okuduğumuz okullardan mezun olan bizler, iş talebimizi haykırdığımızda, krizi bahane eden patronlar servetlerine servet katıyor. Her yıl işsizler ordusuna katılmak, KPSS gibi pek çok sınavla terbiye edilmek değil, güvenceli bir gelecek ve güvenceli iş istiyoruz.

Maden ocaklarında, tersanelerde ölen işçilerin katilleri ile öğretmenleri ölüme sürükleyenler aynıdır. Mühendisleri, avukatları, TEKEL işçilerini işsiz bırakan sistemle öğretmenleri işsiz bırakan sistem aynıdır. Doktorlara, hemşirelere, tekstil işçilerine ağır çalışma koşullarını dayatan sistemle öğretmenleri dershanelerde köleliğe mahkum eden sitem aynıdır.

Bizler geleceği karartılan üniversiteliler, işsiz bırakılan üniversite mezunları, işsiz ve güvencesiz eğitim emekçileri olarak çalışma hakkımızın ellerimizden alınmasına karşı, içine itildiğimiz rekabete son vermek, geleceğimizi çoktan seçmeli soruların kaderine teslim etmemek için bir araya geldik.
Bu taleplerimizin ise gelinen noktada ancak ve ancak sorunun muhatapları olan tüm öğrencilerin, velilerin ve öğretmenlerin örgütlü mücadelesiyle gerçekleşeceğini biliyoruz."


Basın açıklaması taleplerin bir kez daha vurgulanmasıyla bitirildi:
*KPSS kayıtsız şartsız kaldırılmalıdır, çünkü açıkta bekletilen öğretmenlerin hepsi alınsa dahi açık kapanmamaktadır.
*Öğretmenlerin ücretli, sözleşmeli gibi uygulamalarla güvencesiz çalıştırılmalarına derhal son verilmelidir.
*Bütün işsiz öğretmenler kadrolu, güvenceli olarak atanmalıdır.
*Savaşa ayrılan bütçe, eğitime ayrılmalıdır.
*Eğitim Fakültelerine yerleştirilen öğrenci sayısı, istihdam göz önüne alınarak yapılmalıdır.
*50-D maddesi gibi uygulamalarla asistanların güvenceli çalışma haklarının gasp edilmesine son verilmelidir.
*Eğitimin ticarileşmesiyle birlikte ortaya çıkan “dershane sektörü” lağvedilmelidir.
*Katkı payı adı altında velilerden para alımına son verilmelidir.
*Herkese parasız, eşit, bilimsel ve çağdaş eğitim hakkı tanınmalıdır.
*350 bin olan öğretmen açığı derhal kapatılmalıdır.

Yorumlar

hasan baş | 27 Temmuz 2010 13:07
bir fikrim var.. nimet ablamız bizi mezuniyet yılına göre sıraya koysun ve böylece herkes zamanı gelince atansın.. mesela, 2005 yılında mezun olan biri sonraki yıllarda mezun olan birine göre daha önce atansın. böylece her öğretmen adayının bir ileriki tarihte kesin atanacağı umudu olur ve kaos bir nebze hatta bayağı bir düzeyde giderilir... dikkate alın bu fikrimi lütfen.!!!

Yorum Ekle