İşsizliğe ve işgüvencesiz çalıştırılmaya karşı, TEKEL işçisinin mücadelesi, işsiz ve işgüvencesiz eğitim emekçilerinin mücadelesine yol gösteriyor.

Tekel direnişi 78. gününde yeni bir sürece evrildi. Başta sendikal bürokrasi olmak üzere pek çok iç ve dış engelin aşılamaması bunun nedenidir.
Çadırların kaldırılması "kararı" ile önemli bir geri kırılma yaşayan TEKEL işçilerinin mücadelesine yine de bitti gözü ile bakılamaz. İşçilerin illerine geri dönmeleri, önümüzdeki günlerde ne yapılacağının belirsizliği, 78 gündür ortaya çıkan direnme iradesinin ciddi zarar görmesi önemli bir kayıp olarak görülmelidir. Ancak işgüvencesiz çalıştırmaya karşı takınılan diri tutum ve önümüzdeki günlerde TEKEL işçisinin geleceğine sahip çıkmakta ısrarcı olma zorunluluğu bu işin henüz öyle çabuk bitmeyeceğini göstermektedir. Bu, direnişi bugüne taşıyan öncü işçilere ve tüm işçilere, yüreği TEKEL'le atan hepimize bağlıdır.
İşsizliğe ve işgüvencesiz çalıştırılmaya karşı mücadele eden biz eğitim emekçileri açısından TEKEL direnişi özgün bir noktada durmaktadır. Bugün sayıları 250 bini aşmış işsiz öğretmenler, devlet ve özel okullarda, dershanelerde ücret karşılığı çalışan 100 binlerce eğitim emekçisi TEKEL işçisi ile aynı süreci yaşamaktadır. Öyle ki eğitim alanında yaşanan süreç çok daha kitlesel ve sarsıcıdır. TEKEL direnişi, tıpkı daha önceki eylem ve direnişler gibi, işsizliğe ve işgüvencesiz çalıştırılmaya karşı nasıl mücadele edileceğini bir kez daha göstermiştir.
Özellikle son bir kaç yıldır, Eğitim Emekçileri Derneği olarak da temel öznesi olduğumuz eğitim emekçilerinin onurlu mücadelesi bir ivme yakalamıştır. Tek seçeneği KPSS olarak gören, rekabet ilişkileri içine sürüklenmiş, çalıştığı işyerinde dahi öğretmen sınıflandırmalarının cenderesine düşmüş eğitim emekçileri örgütlülüğe ve mücadeleye doğru adımlar atmakta, bu yönlü tutumlar almaktadır. Zayıf da olsa, örgütlü kadrolu eğitim emekçileri yanı başlarında yaşanan sürece tanık olmakta, kendi durumlarına daha ayık bir kafayla bakmaya yönelmektedirler.
Bugün küçük kıpırtılar düzeyinde de olsa, eğitim alanında yaşanan sarsıcı dönüşümün karşısında eğitim emekçilerinin işgüvenceli-kadrolu çalışma talebi ile sokaklara inmesi önümüzdeki dönemin bizim alanımız açısından da hızlı geçeceğinin, bu cephde önemli gelişmelere gebe olunduğunun habercisidir. Önemli olan TEKEL işçilerinin birbirlerinden aldıkları güçle aldıkları diri tutumun benimsenmesi, iç engel ve tehlikelerden arınılmasıdır.
Diplomalı işsizliğe ve işgüvencesiz çalıştırılmaya, bir bütün olarak ücretli köleliğe ve geleceksizliğe karşı emekçi öğretmenlerin de atması gereken adım TEKEL işçilerinin attığı adımlar olmalıdır.
Bizler bu adımları tereddüt etmeden atmalı ve kazanmalıyız. Kazanacağız da...
Yorum Ekle