KAPAT

Parolamı unuttum »

KAPAT

(En az 4 karakter)

(Üyelik onayı bu adrese gönderilecektir.)


(En az 6 karakter)

Metni Büyüt Metni Küçült
16 Şubat 2010

'İşte benim insanım'

Bir dershane öğretmeninin gözünden Tekel direnişi
'İşte benim insanım' İşte benim insanım

Dün saat 15.00 suları. Tekel işçilerinin arasında Türk-İş'in önündeyim.

Deliler kalabılığı ve gösteriyi severler. Mahallenin delisi tek yumruğu havada sürekli slogan atıyor, işçilere birşeyler söylüyor. Artık kanıksamışlar adamı pek umursayan yok. Maful çevirip (dairesel oturuş biçimi) işçilerle sohbet eden öğrenciler bakmıyorlar bile.

Yanımda dikilen bayanla göz göze geliyoruz. Gözlerinin içi gülümsüyor deliye.

Tekel işçileriyle koyu bir sohbetin başlaması için, "merhaba" demeniz yeterlidir. Oturuyorlarsa taburesini size verirler. Hemen koşturup çay getirirler.

İstanbul'dan direnişe ilk günden katılan bir Tekel işçisiymiş gülümseyen bayan. 12 kadın Tekel işçisinin Emine Erdoğan'ı ziyarete gittiğini, ama Emine Erdoğan'ın; "hepinizi kabul edemem, bir kişi gelsin" dediğini, işçilerin bu öneriyi reddedip beklemeye devam ettiklerini, sonra "iki kişi gelebilir" önerisiyle iki arkadaşlarının eve girdiklerini (cep telefonlarıyla sürekli bağlantı halindeler) anlatıyor.

Emine Erdoğan'ın yardıma ihtiyacı olan kurum ve kuruluşları ziyaret edip duygulu bir insan izlenimi bırakmaya çalıştığını, bu davranışlarında samimiyse Tekel işçilerini de ziyaret etmesi gerektiğini söylüyor.

-Siz neden gitmediniz arkadaşlarınızla diyorum.

-Ben sinirli insanım, dayanamaz konuşurum diyor.

-Ne güzel bana söylediğiniz bu doğruları kendisine de söylerdiniz diyorum. Gülüyor,

-o zaman tutuklanırdım diyor.

Ne güzel bir haber olurdu: “Emine Erdoğan evine ziyarete giden Tekel işçisi bayanı tutuklattı.”

-Hem sizin serbest bırakılmanız için de mücadele ederdik diyorum.

-Yok yok diyor gülerek.

Bu ziyaret sendika yönetiminden bağımsız olamaz elbette. Kanımca işçileri ikna edebilmek için bir teşhir eylemidir. Bizim insanımız iyi niyetlidir, “büyüklerinin” ne kadar “büyük” olduğunu kendi deneyimleriyle görmeleri gerekir. Umut bağladıkları her kapının yüzlerine kapandığını gördükçe, tek umudun kendileri olduğunu birlik içinde mücadeleyi sürdürmek gerektiğini anlıyorlar.

Mücadele adım adım böyle yürüyor.

Anlatmaya devam ediyor gülümseyen bayan. Mücadeleyi kazandıktan sonra iki gün daha burada kalacaklarını ve müşterilerine engel olduklarını düşündükleri lokantalara gidip yemeklerini yiyip onlara teşekkkür edeceklerini ve çadırlarını söküp her yanı bir güzel temizledikten sonra gideceklerini anlatıyor.

Derken bir dilenci yaklaşıyor yanımıza, işçi bayan cebindeki bozuklukları çıkarıp uzatıyor. Ve o gittikten sonra her gün burada diyor, her gün birşeyler veriyoruz demekki ihtiyacı var.

İşte benim insanım!

Kendi ekmeği için mücadele ederken dilencileri de, yokluk içinde olanları da düşünmeden edemiyor ve yardım elini uzatıyor...

Bayram Atakul
Dershane Öğretmeni

Yorumlar

Derya | 21 Şubat 2010 23:14
Emeğine sağlık. Çok güzel yazmışsın..

Yorum Ekle