Formasyon yöntemi ile, onbinlerce gence umut tacirliği yapılmakta, işsiz öğretmenler ordusuna yeni yüzbinlerin katılması hedeflenmektedir.

YÖK Genel Kurulu, yıllardır devam eden uygulamalarla zaten ortadan kalkmış olan öğretmenlik niteliğini bozunuma uğratacak yeni bir karara imza attı. Tüm fakültelerin kapılarına 'Eğitim Fakültesi' tabelaları asmak anlamına gelecek bu yeni uygulama; işsiz öğretmenler denizine yeni onbinlerin katılmasını, KPSS ile ortaya çıkan rekabetin daha da çetinleşmesini, işgüvencesiz çalıştırmanın yaygınlaştırılmasını hedeflemektedir.
Bu karar, Eğitim fakültesi dışındaki bir yükseköğretim kurumunda okuyan ve öğretmen olmak isteyen üniversite öğrencilerine formasyon eğitimi verilmesi kararıdır. Alınan karara göre, üniversite öğrencileri seçtikleri bölümde öğrenimleri devam ederken formasyon eğitimi alabilecekler. Dolayısıyla, Eğitim fakültesi bulunan tüm üniversiteler, formasyon eğitimi verebilecek ve sözkonusu formasyon eğitimi, öğrencilerin yüksek öğrenimlerinin beşinci yarıyılında yani üçüncü sınıfta başlayacak.
Açıköğretim Fakültelerinden mezun olanların öğretmen olabilmesinin yolunun açıldığı son uygulamanın ardından alınan bu yeni karar, üniversite mezunlarına hiç bir alanda istihdam yaratmayan devletin, onbinlerce üniversite öğrencisine öğretmen olma umudu vererek, umut tacirliği yapmasından başka bir şey değildir.
Eğitim fakültesi mezunu yüzbinlerin işsizlikle terbiye edildiği, pek çoğunun dershanelerde ücretli köleliğe mahkum edildiği, pek çoğunun da sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik yapmak zorunda kaldığı günümüzde bu uygulama sözkonusu sorunlarla boğuşacak yeni yüzbinler yaratılması anlamına gelmektedir.
Bu kararın öğretmen açıklarını gidermek için alınmadığı açıktır. Çünkü MEB'in açıklamalarında yer verdiği 140 bin öğretmen açığı -ki bu açık çok daha fazladır- halihazırda iş bekleyen işsiz öğretmenlerce rahatça kapatılabilir. Buradaki amaç; her yeni yıl işsizler ordusuna dahil olan yüzbinlerce üniversite mezununa yeni umutlar verilmek istenmesindendir. Kaldı ki, halihazırda öğretmen olmayı hak etmiş yüzbinlerce öğretmenin işsiz kaldığı bugün, yeni onbinlerin hiç şansı yoktur.
İşsiz öğretmenler ordusu daha da kalabalıklaştırılmak istenmekte, bununla birlikte düşük ücrete ve işgüvencesiz çalıştırmanın, ekonomik-sosyal-özlük hakların budanmasının, örgütsüzleştirmenin, kadrolu çalışma hakkı da dahil kazanılmış tüm hakların bir bir geri alınmasının yolları döşenmektedir.
Sonuç olarak; yüzbinlerce üniversite öğrencisi formasyon alsa da almasa da işsizlikle karşı karşıya gelecek. Yüzbinlerce işsiz öğretmen iş beklerken, öğretmenlik formasyonu almak hiç birşeyi değiştirmeyecek.
Bu oyuna gelmemeliyiz.
"Herkese iş herkese çalışma hakkı" sloganında somutlanan, sadece öğretmenlerle sınırlı kalmayacak düzeyde tüm alanlarda çalışma hakkımızı savunmalı bunun için mücadele etmeliyiz.
Eğitim Emekçileri Derneği
Ocak 2010
Yorum Ekle