KAPAT

Parolamı unuttum »

KAPAT

(En az 4 karakter)

(Üyelik onayı bu adrese gönderilecektir.)


(En az 6 karakter)

Metni Büyüt Metni Küçült
4 Eylül 2009

'Bir öğretmenden miniciğine'

Öğrencilerine kavuşmak isteyen ataması yapılmayan bir öğretmenin dernek mailimize gönderdiği, öğrencilerine seslenişidir.
'Bir öğretmenden miniciğine' 'Bir öğretmenden miniciğine'

Bizim umutlarımız çok büyük biliyor musun miniciğim? Tıpkı senin hayallerin gibi, günü öpmek gibi, karanlığı savmak gibi bizim umutlarımız... Hep güzel, sizden yana olduğu için hep huzur verici, dizginleyici. Bazen karamsarlaştığımız da kokunuzu aklımıza getiriyor ya... Hani kokunuz siniyorya zamanımıza, işte öyle huzur verici.

Yüreğinizde ki o sevgi gücünü alıp ilimle birleştirmek, sizlere daha önce hayal edilmemiş bir yaşantı vermek... Uzak olun, ister yanıbaşımızda durun yeter ki siz olun... Yeterki...

Yaşamaya çıkılır mı öyle apansızca? Öyle kuru kuruya siz olmadan. Siz olmadan gülen bir yüz olabilir mi? Siz olmadan buğulanabilir mi katılaşmış bir kalp? Siz olmadan yönünü nasıl bulabilir ki bir yolcu? Halbuki hep bizi bilirler yol gösterici diye, halbuki bize derler mum ışığı diye... Oysa ki ışığın özü sizden gelir. Bizim olan bu sevdanın tohumu sizden gelir. Sizdendir bu güzelliğimiz...

Yokluğunuz dilimize düştüğünde anlayamaz bizi kimse. Tüm özgürlüğü ile bir denizin kıyısında doyasıya ağlayamasakta, sizsinizdir gelip göz yaşımızı silecek, o sıcak elini yüreğimize koyacak olanlar sizlersiniz. Bir martının çığlığına karışsa da buğulu türkünüz, o deniz kenarında hep siz olacaksınız....

Hangi öğretmenlik olursa olsun ya da hangi öğretmenliği yapmaya zorlansak bile, hepimizin dudaklarında senin türkün vardır miniciğim. İçli bir türkü de olsa, güzel bir türkü de olsa hep sen varsın miniciğim hep sen varsın....

Sana ulaştırılamadığım zaman nasıl üzülüyorum biliyor musun? Ah! nasıl için için yiyorum kendimi, keşke yalnız sana kavuşmak için çekseydim tüm bu sıkıntıları, sana okulun bahçesinde koşarak kavuşabilseydim. Sen değil ben öpseydim eğilip elinden. Sen bir tek gün benim günümü, ben hergün senin gününü kutlasaydım miniciğim...

Umudu saçlarından topladık biz. Karanlıkları hiç ulaşılmayacak derinliklere attık. Biz seninle öğrendik aslında insan olmanın ne demek olduğunu, karşılıksız ve çıkarsız bir sevginin nasıl da kanatlanıp uçabileceğini gördük çakmak çakmak gözlerinizin içinde. Kin beslememeyi ve karşılıksız ve çıkarsızca sevmenin ne kadar da güzel olduğunu öğrendik sizlerden. Bazen en enginliğinde yaşadık gülüşlerimizi bazen de hüzünlerimizin üstüne yanağımızı koyarak dindirmeye çalıştık.

Çıktığımız yolda siz vardınız. Şimdiki yolumuzda da siz varsınız. Size ulaşamıyorsak okullarda ya da dershanede duyabiliyorsak güzel sesinizi, o çetrefilli koşuşturmada. Yada bir ücretliysem sana ulaşabilmek o saflığına dokunabilmek için bir dağ başında. Elimden tut olur mu? Sana olan bu özlemimi yatıştır. Kendi kendini çevreleyen yalnızlığımı bozmak için bana gel. Eğer beni senden uzaklaştırmak için ellerinden geleni yapıyorlarsa sen de bana ulaşabilmek için elinden geleni yap. Ulaş bana. Ve beni iste...

"Öğretmenimi gönderin" de... Onu söyle miniciğim.. Eşeledikçe ateşi çıkacaktır elbet sensizliğimin.

Sana olan sevdamın küçük bir yansımasıdır bütün bu ettiğim ahlar. Şimdi çevremi saran bu yalnızlıktan beni sen kurtar ve hepimizin atanacağının haberini ver. Okulun önünde bekle beni miniciğim
rüzgarla hafifçe dağılmış saçların, bakmaya doyamadığım gözlerin, tertemiz öpülmeye kıyılmayan bir yüreğinle bekle beni miniciğim...

Yıllar sonra sende gelir misin yanıma, benim yanına gittiğim yaşlı öğretmenlerim gibi miniciğim? Yine öyle saf ve tamiz kalbinle bana birşeyler öğretir misin? Eskisi gibi mum olur musun? Eskisi gibi sevda olur musun bana o yaşlı yanlızlıkta? Bir mum da sen yakar mısın miniciğim?...

Bizim umutlarımızın çok büyük olduğunu biliyor musun miniciğim? Tıpkı senin hayallerin gibi...

Sara Erkan

Yorumlar

Sara Erkan | 5 Eylül 2009 19:05
Hangi bulut bir dağın altında saklanmak isterki,hangi yağmur yağmadan öylece dolu dolu kalmak isterki ve hangi öğretmen mesleğinden başka bir işte severek çalışabilir ve hangi öğretmen öğrencilerin sıcaklığını görmeden içini ısıtabilirki?

Belki biraz saba rüzgarıdır şiddetimiz, belki biraz hüzün,ama umuttur ve ümittir tüm beklentimizin hamuru....

Atanması yapılmayan biz öğretmenler ancak birbirimize destek olarak, dayanışma içinde başkalarından da destek alarak bir yerler gelebiliriz...

Yapabileceğimiz bir çok şey var bunu gördük ve yapacağız...

BERABERCE BUNU BAŞARACAĞIZ... EL ELE GÖNÜL GÖNÜLE BUNU BAŞARACAĞIZ...

Kimse bizim günaydınımız olmayacak belki ,kararlılığımız ve azmimizden başka,ama biz milyonlarca minik yüreklerin günaydınları olmak istiyoruz, biz bu işe sabrımızı aklımızı ve herşeyden önce yüreyimizi koyduk...

Gönül goncasına aşık, biz öğrencilerimize...
Arz arşa aşık biz öğrencierimize...
Bir yanık karanfil kokusu yeter bir hasreti dizginlemeye...

Bir öğrencinin o minik elleri yeter... Yüreğimizi okşamaya...

KIYINDA BANA DA YER VER; MİNİCİĞİM....

Yorum Ekle