Sözleşmeli Öğretmenler
"Ya sözleşmeli olacaksın ya da işsiz! Dershanelerde daha zor çalışma koşulları, ücretli-vekil kölelik bekliyormuş bizleri..."
Yıllarca verilen emeğin, onca masrafın, fedakârlığın ve çabanın ardından işsiz kalan, daha sonra da sözleşmeli öğretmenlikle avutulmaya çalışılan birisi var karşınızda. Ve tek başıma da değilim. Beklentileri her geçen gün küçülen, iyi bir iş ve iyi bir hayat beklerken, sözleşmeli olmaya razı olan, hatta bunu neredeyse aslanın ağzından çekip alanlardan birisi var şimdi karşınızda.
Garanti bir meslek ön kabulü ile girdiğimiz, öğretmen olup memleketin çocuklarına bir faydamız dokunur diye düşünüp tüketilen yıllardan sonra “en ücra köşe dahi olsa gider çalışırım” derken birden işsiz kalıverdik. İlk maaşınla arkadaşlarına ve ailene hediyeler almak, belki de iyi bir tatil (ki hak etmiştik) ya da evlenip sevdiğine kavuşmak, baba parasına muhtaç olmamak hatta onlara yardım etmek hayalleri ne çabuk silinip gitti zihinlerimizden.
KPSS’de bizden istedikleri puanı alamadığımız için tembel, “bak bak falanın oğlu sınavı kazanamamış” mahalle baskısı, “ben yine atanamadım” dememek için açamadığınız arkadaş telefonları ve hala sabah kalktığınızda cebinize koyulan harçlığın ezikliğini yaşamak ve daha nice duygulanmalar…
Kadrolu olmak hayaldi anlayacağınız. Ya sözleşmeli olacaktık ya da işsizlik, dershanelerde daha zor çalışma koşulları, ücretli-vekil kölelik bekliyordu bizleri.
İlk defa 2005 yılında Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmen açığını kapatmak amacıyla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/C maddesi kapsamında 20 bin “Kısmi Zamanlı Geçici Öğretici” çalıştırmak üzere 1 Eylül 2005 günü bir genelge yayımladı ve bu genelge doğrultusunda bütün branşlardan 20 bin kadar Sözleşmeli öğretmen ataması yapıldı. Yıllardır devam eden ücretli-vekil, usta öğretici adları altında süren sömürü böylece çok daha sağlamlaştırılmış ve kanunlaşmış oldu.
Ancak eğitim sendikalarının tek başına dava açmakla sınırlı çalışmaları bu uygulamanın sağlamlaşmasını engelleyemedi. Zaman içerisinde isimler değişti. 4/C 4/B oldu, yine zaman içerisinde parça parça kırıntı düzeyinde kimi küçük haklar eklendi. Bir taraftan yönetenler tarafından “iş kapısı” çığırtkanlıkları yapılırken, yeni yapılan rötuşlarla eğitim emekçilerinin iş güvencesiz ve kuralsız çalıştırılması daha da sağlamlaştırılmış oldu. Artık sözleşmeli olmuştuk. Onbinlerin daha önceki uygulamaya tepkileri bir biçimiyle sönümlendirilmiş, görece daha güvenceli bir uygulama etkisi hemen yaratılmıştır. Kimilerimiz “Buna da şükür” demekten kendisini geri alamazken, kimilerimiz de hukuksal mücadele ile yasaların delinebileceğini ancak bunun yeterli olmadığını ve oynanmakta olan bu tehlikeli oyunu bir kez daha gördük. Yanılmadık elbette!
Sayımız kısa zamanda 37 bini buldu. Ve yapılan açıklamalar ise “2008 itibari ile kadrolu atama dönemi kapanmıştır” oldu. Sosyal Güvenlik ve sağlıktan elini çeken devlet eğitimden de çekiyor, okullar piyasanın kucağına itilirken, eğitim emekçileri bölünüp parçalanmakla kalınmıyor işgüvencesiz ve geleceksiz bir çalışma yaşamının ortasına atılıyorduk. İşte gerçek bu!
Ama her seferinde, açılan birkaç binlik sözleşmeli kadrosuna girebilmek için çabaladık. “Bir umuttu” birçoğumuz için, yine olmadı. Ne de olsa üç beş kuruş maaş alacaktık, bir adresimiz olacaktı, devlet öyle görmese de öğretmen olacaktık. Böyle düşünmek zorundaydık. Çünkü işsizdik ve de örgütsüz.
Şimdi maaşlarını düzenli alamayan, işgüvencesi olmadığı için söylenilen her şeyi yapmak zorunda kalan birçok şeyi sineye çeken, yarının belirsizliği nedeniyle gelecek planları kuramayan, askerlik, tayin, doğum vs. bugün kadrolu arkadaşlarımızın sahip oldukları kırıntı düzeyinde haklardan bile yoksun bir durumdayız.
Ama bugün burada olmak, yalnız olmadığımızı, istersek neler yapabileceğimizi bir kez daha gösterdi. Birkaç yıla kadar sayıları 1 milyonu bulacak olan eğitim emekçileri ordusunu bir araya getirme, birlikte mücadele etme ve haklarımızı söke söke alma fikri beni ve arkadaşlarımı fazlasıyla heyecanlandırıyor ve umutlandırıyor.
HERKESE İŞ HERKESE ÇALIŞMA HAKKI
İŞ GÜVENCELİ KADROLU ÇALIŞMA HAKKI
* Eğitim Emekçileri Kurultayı'nda sözleşmeli öğretmen arkadaşlarımızın sunduğu tebliğdir.
Bu kategorideki diğer kayıtlarımız
Yorumlar
Yorum Ekle