KAPAT

Parolamı unuttum »

KAPAT

(En az 4 karakter)

(Üyelik onayı bu adrese gönderilecektir.)


(En az 6 karakter)

Metni Büyüt Metni Küçült
31 Temmuz 2008

Sözleşmeli Öğretmenler

"Ya sözleşmeli olacaksın ya da işsiz! Dershanelerde daha zor çalışma koşulları, ücretli-vekil kölelik bekliyormuş bizleri..."
Yıllarca verilen emeğin, onca masrafın, fedakârlığın ve çabanın ardından işsiz kalan, daha sonra da sözleşmeli öğretmenlikle avutulmaya çalışılan birisi var karşınızda. Ve tek başıma da değilim. Beklentileri her geçen gün küçülen, iyi bir iş ve iyi bir hayat beklerken, sözleşmeli olmaya razı olan, hatta bunu neredeyse aslanın ağzından çekip alanlardan birisi var şimdi karşınızda.

Garanti bir meslek ön kabulü ile girdiğimiz, öğretmen olup memleketin çocuklarına bir faydamız dokunur diye düşünüp tüketilen yıllardan sonra “en ücra köşe dahi olsa gider çalışırım” derken birden işsiz kalıverdik. İlk maaşınla arkadaşlarına ve ailene hediyeler almak, belki de iyi bir tatil (ki hak etmiştik) ya da evlenip sevdiğine kavuşmak, baba parasına muhtaç olmamak hatta onlara yardım etmek hayalleri ne çabuk silinip gitti zihinlerimizden.

KPSS’de bizden istedikleri puanı alamadığımız için tembel, “bak bak falanın oğlu sınavı kazanamamış” mahalle baskısı, “ben yine atanamadım” dememek için açamadığınız arkadaş telefonları ve hala sabah kalktığınızda cebinize koyulan harçlığın ezikliğini yaşamak ve daha nice duygulanmalar…
Kadrolu olmak hayaldi anlayacağınız. Ya sözleşmeli olacaktık ya da işsizlik, dershanelerde daha zor çalışma koşulları, ücretli-vekil kölelik bekliyordu bizleri.

İlk defa 2005 yılında Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmen açığını kapatmak amacıyla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/C maddesi kapsamında 20 bin “Kısmi Zamanlı Geçici Öğretici” çalıştırmak üzere 1 Eylül 2005 günü bir genelge yayımladı ve bu genelge doğrultusunda bütün branşlardan 20 bin kadar Sözleşmeli öğretmen ataması yapıldı. Yıllardır devam eden ücretli-vekil, usta öğretici adları altında süren sömürü böylece çok daha sağlamlaştırılmış ve kanunlaşmış oldu.

Ancak eğitim sendikalarının tek başına dava açmakla sınırlı çalışmaları bu uygulamanın sağlamlaşmasını engelleyemedi. Zaman içerisinde isimler değişti. 4/C 4/B oldu, yine zaman içerisinde parça parça kırıntı düzeyinde kimi küçük haklar eklendi. Bir taraftan yönetenler tarafından “iş kapısı” çığırtkanlıkları yapılırken, yeni yapılan rötuşlarla eğitim emekçilerinin iş güvencesiz ve kuralsız çalıştırılması daha da sağlamlaştırılmış oldu. Artık sözleşmeli olmuştuk. Onbinlerin daha önceki uygulamaya tepkileri bir biçimiyle sönümlendirilmiş, görece daha güvenceli bir uygulama etkisi hemen yaratılmıştır. Kimilerimiz “Buna da şükür” demekten kendisini geri alamazken, kimilerimiz de hukuksal mücadele ile yasaların delinebileceğini ancak bunun yeterli olmadığını ve oynanmakta olan bu tehlikeli oyunu bir kez daha gördük. Yanılmadık elbette!

Sayımız kısa zamanda 37 bini buldu. Ve yapılan açıklamalar ise “2008 itibari ile kadrolu atama dönemi kapanmıştır” oldu. Sosyal Güvenlik ve sağlıktan elini çeken devlet eğitimden de çekiyor, okullar piyasanın kucağına itilirken, eğitim emekçileri bölünüp parçalanmakla kalınmıyor işgüvencesiz ve geleceksiz bir çalışma yaşamının ortasına atılıyorduk. İşte gerçek bu!

Ama her seferinde, açılan birkaç binlik sözleşmeli kadrosuna girebilmek için çabaladık. “Bir umuttu” birçoğumuz için, yine olmadı. Ne de olsa üç beş kuruş maaş alacaktık, bir adresimiz olacaktı, devlet öyle görmese de öğretmen olacaktık. Böyle düşünmek zorundaydık. Çünkü işsizdik ve de örgütsüz.
Şimdi maaşlarını düzenli alamayan, işgüvencesi olmadığı için söylenilen her şeyi yapmak zorunda kalan birçok şeyi sineye çeken, yarının belirsizliği nedeniyle gelecek planları kuramayan, askerlik, tayin, doğum vs. bugün kadrolu arkadaşlarımızın sahip oldukları kırıntı düzeyinde haklardan bile yoksun bir durumdayız.

Ama bugün burada olmak, yalnız olmadığımızı, istersek neler yapabileceğimizi bir kez daha gösterdi. Birkaç yıla kadar sayıları 1 milyonu bulacak olan eğitim emekçileri ordusunu bir araya getirme, birlikte mücadele etme ve haklarımızı söke söke alma fikri beni ve arkadaşlarımı fazlasıyla heyecanlandırıyor ve umutlandırıyor.

HERKESE İŞ HERKESE ÇALIŞMA HAKKI
İŞ GÜVENCELİ KADROLU ÇALIŞMA HAKKI

* Eğitim Emekçileri Kurultayı'nda sözleşmeli öğretmen arkadaşlarımızın sunduğu tebliğdir.

Yorumlar

AYŞE GÜL | 28 Şubat 2008 14:10
NE OLACAK BU İŞİN SONU YANİ BİZİM SONUMUZ SÖZLEŞMELİLERİN SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLERİN KALDIK AYNI OKULDA DAHA GİDEMİYORUZ BİR YERE GELEN GİDİYOR GELEN GİDİYOR BİZ KIPIRDAYAMIYORUZ BELLİ SENE DOLUNCA TAYİN İSTEME HAKKIMIZ OLSA AMA BİRŞEY OLACAĞI YOK
mine | 27 Ağustos 2008 18:45
BEN İLK ATANAN SÖZLEŞMELİLERDENİM.DURUMUM İÇLER ACISI DİYEBİLİRİM KPSS ADINI DUYMAK BİLE İSTEMİYORUM AMA EŞİMİN ISRARLARI İLE YİNEDE HER SENE O SINAVA GİRİYORUM EVDE HUZUR KALMADI EŞİM SÜREKLİ KADRO KONUSUNDA ISRARCI.ÇÜNKÜ EN UFAK BİR SIKINTIDA SÖZLEŞMELİ MUAMELESİ YAŞIYORUZ.BELKİDE EVLİLİĞİM BU YÜZDEN BİTECEK ÇÜNKÜ BEN EŞİMİN KARŞISINDA BİLE BU YÜZDEN SÜREKLİ EZİLİYORUM.BENDE BU İŞE EMEĞİMİ VERMİŞTİM DAHA FARKLI HAYALLERİM VARDI AİLEM BENİ BİNBİR ZORLUKLA OKUTMUŞTU AMA HERŞEY BOŞUNAYMIŞ.
zeynep | 5 Eylül 2008 11:41
Ne diyeyim yazıklar olsun!!!
merve | 13 Eylül 2008 13:40
Ablamda 3 yıl önce atanamadığı ve boşta kalmamak için ücretli olarak çalışmıştı.Tatillerde maaşı yatmıyordu(zaten üç kuruş) ve sigortanın yattığı gün sayısıda azdı diğer öğretmenlere göre.Binbir zorlukla bize bir şeyler öğretmeye çalışan öğretmenlerimizin haline gerçekten üzülüyorum.
nihal | 15 Eylül 2008 20:12
allah belalarını versin
ayşe | 15 Eylül 2008 20:14
ayın 15'i oldu ben hala maaşımı alamadım.başka okula görevlendirme gönderdiler.rezillik başka da birşey değil.
Onurumuz | 17 Eylül 2008 15:18
Kardeşlerim yeter ağladık yeter sızlandık.. ve Yeter Sustuk. Susaraka bizlere bunları reva gördüler. Bu günkü yaşadıklarımızı biz ve bizler gibilerin susmasından aldıkları cesaretle hazırladılar. Şimdi Haklı olarak ağlıyoruz. Ağlamaktan başka bir şeyler gerekli oysa. Sizlerde biliyor ve yaşıyorsunuzki ağlamakla bir şeyler çözülmediği gibi bizden bir şeyleri koparıp götürüyor. Neyi mi götürüyor? Onurumuzu! Düşünün bizlere aşığıllanmayı reva görüp bizi aşağılayanları bizde onlar gibi aşağılamıyorsak yaptıklarını suratına çarpmıyorsak ve bunun için binlerce masumane sebep yaratıyorsak, sadece ağlıyorsak biz bitmişiz. Üretiğimiz emeğin gücünü birliğimizin gücünü ve neleri değiştireceğini bilmeden çaresiz ezik haksızlığa uğramış silik kişiliksizler olarak dilenmeye devam ederiz. Biliyorum ve biliyoruzki biz bu değiliz olmayacağız. Bizler onurlu eğtimcileri. Öncelikle onurumuza sahip çıkacağız. Bize dayatılan hayatı red edeceğiz hakkımız olanı isteyeceğiz. Almak için mücadele edeceğiz, daha fazla kardeşimize gidip onlarıda yanımıza alaraqk karşılarına dikileceğiz. Unutmayın Biz olmazsak ONLAR BİR HİÇ. BİZLERE İSE ÖRGÜTLÜYSEK HERŞEYİZ: Değilsek onlar herşey biz....
sipahi | 17 Eylül 2008 21:50
yeter artık ya bunalımdan çıkamıyoruz bu stres yetti artık 5 yıldır orda burda sömürülüyorum bu stres aileme yansıyor evliliğim tehlikede alooooooooo atamayacaksanız mezun vermeyin yok verecekseniz branşa göre sınayın alo sesim geliyomu pşt sana diyom aloooooooooooo
Sözleşmeli eşi | 19 Eylül 2008 21:21
Ne diyeceğimi bilemiyorum eşimi görevlendirme ile gönderdiler ayrı evlerde kalıyoruz hatta ayrı ilçelerde :S işinize gelmiyorsa sözleşmenizi fesh edin yada ederiz denilerek devlet tarafıdan tehdit ediliyoruz..Eşim daha maaşını alamadı bugün ayın 19'u :S cinnet geçirmemek elde değil!!!
nihal | 19 Eylül 2008 22:30
bu seferde maaş yattı şu kırtasiye paraları yatmadı.oysa kadrolu öğretmenlerin yattı.bizimki niye yatmıyo.Çünkü biz üvey evladız.ya birşeyler yapalım 2. sınıf muamele görmekten sıkıldım.kendimi işime veremiyorum.çünkü kendimi güvende hissetmiyorum. Hüseyin çelik kör,sağır olmuş.gözlerini açalım,kulaklarını temizletelim.Eminim bunların parasınıda bizim maaştan kesmeye kalkar:)
mehmet | 21 Eylül 2008 00:08
sanırım bu boyle gitmeyecek aglamayan cocuga sut vermezler.... bızde 4 sene okuduk tek sucumuz freudu 1 2 konusunu bılmemek yazıklar olsun
hakan | 1 Kasım 2008 19:22
arkadaşlar bende dershanelerde çalışan bir tarih öğretmeniyim .gercekten türkiyeyin egitim sitemi içler acısı batmış. türkiyedeki kamu personeli alımına ve sınırlandırılmasına ımf karar verdiği müdetce bu böyle devam eder.ya bazen düşünüyorumda keşke üniversite okumasaydım .gidip sanayide çıraklık ,işportacılık veya insaatta işçi gibi çalışsaydım.belki zor ama hiç olmasa devlette muhtaç olmazdık.ançak şuan hem devlete hemde özel sektöre muhtacız her ikiside sömürüyo.artık türkiye devleti sosyal hukuk devleti olma özelliğini kaybetmiş bence.ya şuan bu kadar üniversite mezunu işsiz var hala bir sürü daha mezun veriyor.bence devlet bir an önce ünivarsite mezunu işsiz gençlere iş kapıları açmalı bu duruma el atmalı kadrolarını yenilemelidir.eger bunu yapamazsa 5-10 yıl sonra türkiyenin içine girecegi vahim durumu hiç düşünmek bile istemiyorum.
başkan | 21 Kasım 2008 18:30
bu ülke ne zaman kaderci bir zihniyetle yönetilmekten kurtulursa,yani bilimsel düşünme başlarsa tüm haklar düzelir.yağmur yağmıyor arkadaşlar yağmur duasına çıkalım
kaan | 25 Kasım 2008 13:47
tek bisi diorum bu hükümetin allah belasını wersin
necla | 17 Aralık 2008 20:02
geçen sene sözleşmeli olarak atandım.eşim,kızım eskişehirde ben başka bir ildeyim.şubatta da açılmazsa özür grubu ne yaparım bilemiyorum.diyecek hiçbir şey yok aslında.ikinci sınıf vatandaş diye buna derler.
suna | 20 Aralık 2008 18:08
biliyorum benim gibi yüzlerce talihsiz var ve inanın hepimiz için dua ediyorum geçen sene eylülde daha 11 aylık olan kızımda sadece 1 dönem ayrı kalıcam diye başka bir ile sözleşmeli gittim ve şubattaki özür gubu tayinlaer gelmeden yeni çıkan yasayla 2 sene olduğum yerde kalmaya mahkum edildim bu yasa atamalat olmadan çıksaydı belkide hiç tercih yapmıycaktım şimdi tek umudum bu seneki yaz tatilinde burdan gidebilmek yine bir aksilik çıkarsa istifa etmeyi düşünüyorum artık gücüm kalmadı
peyami | 13 Ocak 2009 13:50
ya bune! birisi de arkadaşlar hadi bir çözüm üretelim demiyor.. ağlama duvarı bir durum.. okul, dersane ve işsiz iş güvencesiz meslekdaşlar birleşelimm. eylem ve toplu iş bırak vs vs gibi adımlar atalımm.. moralim zaten kötü bunları okuyunca daha da kötü oluyorummm..
sabır | 14 Ocak 2009 21:43
Allah herkese bol bol sabır,bunları yapanlara da birazcık akıl versin...
aliş | 24 Ocak 2009 00:08
den dersanede çalışıyorum her şey rezillik
asrin | 29 Ocak 2009 20:24
selam.ya bi şey sorucam.sadece 1 hizmet bölgesindekilerin kadroya geçmemesi konusunda hüseyin beye dava açılamaz mı ya.bu resmen hakka tecavüz etmkektir.bu haksızlığı da yasa görmüyorsa ne diyeyim ben böyle yasaya...
esra fizikçi | 2 Şubat 2009 05:10
allah hepsının belasını versinn..
burcu | 19 Şubat 2009 20:26
para için herşey yapılıyo ya
edebiyatçı | 8 Mart 2009 00:44
yaa varya bıktım ne gıcık bir durum evliyim 6 yıl oldu okul yüksek lisans fala derken bi de çocuk oldu şimdi kpss çalışamıyorum, çalışmaya motive değilim sözleşmeli olmak için mi bu kadar sene ve emek niye yaaaa her şey niye bize
sevil | 25 Nisan 2009 00:23
Malesef sözleşmelilerin kaderi bu ailelerinden kilometrelerce uzakta ayrı yaşamak.Aile birliği diye bişey kalmadı.İlerde aile parçalanmaları olursa hiç şaşmayın.Bizi ailelerimizden ayıran bu hükümete lanet olsun.Bu kadar insanın ahını alıyorlar elbet birgün bu yaptıkları yanına kar kalmayacak.Hepinizin dediği gibi Allah belalarını versin.

Yorum Ekle