KAPAT

Parolamı unuttum »

KAPAT

(En az 4 karakter)

(Üyelik onayı bu adrese gönderilecektir.)


(En az 6 karakter)

Metni Büyüt Metni Küçült
31 Temmuz 2008

Ücretli Öğretmenler

Ücretli öğretmenler; esnek çalıştırılan, iş güvencesiz, geleceksiz, "mevsimlik" öğretmenler...
Ücretli öğretmen MEB’e bağlı okullarda girdiği ders saati üzerinden ücret alarak çalışan öğretmendir. Öğretmenlik mesleğinin yerel yönetimlere kaydırılmasının bir basamağıdır. Çünkü kadrolu ve sözleşmeli öğretmen atamalarından sonra atanamayan öğretmenlerin ilçe milli eğitim müdürlüklerine başvuru yaparak kaymakamlık onayının alınması ile ancak açık kontenjan varsa görevlendirilmesi yapılır.

Ücretli öğretmenler esnek çalıştırılma sorunu ile yüz yüze kalan kesimlerdir. Ücretli öğretmenin görevlendirmesinde her yerel kendi inisiyatifinde uygulamalar belirlemekte, keyfi sınav uygulamaları ile karşı karşıya bırakılmaktadırlar. Bununla birlikte ücretlerin hesaplanmasında yine her yerel farklı yöntemler kullanmaktadır. Hatta ücretli öğretmenin ücretlerinin hesaplanmasında öğretmenden kendi muhasebecilerini bulmaları istenmektedir. Bu uygulama her muhasebecinin öğretmen ücretleri üzerinden kendi belirlediği fiyatlarda kesinti yapmasına neden olurken bu sayede devlet tüm bu hesaplamalar için ihtiyacı olan personeli de istihdam etmeyerek bu işi de özel sektöre kaydırmıştır
Eğitim sen’in yaptığı bir araştırmaya göre 57.000 öğretmen geleceksizliğin pençesinde ücretli öğretmen statüsü ile çalışmaktadır. 2006-2007 eğitim-öğretim döneminde, yedi ücretli öğretmen atamalarının yapılamaması sonucu yaşadığı bunalımla intihar ederek yaşamına son verdi. Esnek çalışma cenderesi içinde çok düşük ücretlerle çalışmak zorunda bırakılan ücretli öğretmenler ücretli kölelerdir adeta! Büyük bir çoğunluğu ailelerinin yanında yaşayarak kazandığı parayı KPSS kursları yada üniversitede aldıkları kredi borçlarının ödemesini yapabilmek için kullanıyor. Binlerce öğretmen yaşamlarını erteleyerek anı yaşayarak mesleğini yapmaya çalışıyor. Evlilik, çocuk, kendi yaşamını kurabilme gibi isteklerini yıllarca erteleyerek en insani ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyor. Bir sosyal güvenceye sahip olabilmesi; 90 gün çalışma zorunlululuğu nedeniyle, gerek keyfi işten çıkarmalarla, gerekse yerine atanan sözleşmeli öğretmenin gelmesiyle hayal oluyor.

Bunun yanında iş güvencesi okul idaresinin keyfiyetine bırakılan öğretmen işsiz kalma kaygısı ile derse girmekten başka sorumluluğu olmamasına rağmen nöbet tutmak, sınıf öğretmenliği yapmak, kol/klüp çalışmalarına ve toplantılara katılmak, idari işlerde kullanılmak gibi zorunluluklarla karşı karşıya bırakılıyor. Ücretli öğretmenler diğer statüdeki öğretmenlerle aynı işi yapıyor olmasına rağmen öğretmen kartı alamıyor, bu nedenle toplu taşıma ücreti dahil hiçbir indirimden yaralanamıyor.

Örgütlenme gezileri sırasında tanıştığımız bir kadrolu öğretmenin “ iş güvencesiz çalışma öğretmenlerin kişiliksiz kimliksiz bireyler olmasına neden oluyor bundan 5 yıl önce doğru bulmadığımız bir uygulamaya karşı hep birlikte karşı durabiliyorduk ancak bugün işsizlik korkusuyla hiç kimse sesini çıkaramaz oldu. Tam da sistemin istediği öğretmen profili yetişiyor” sözleri aslında durumu özetlemeye yetiyor.

Güvencesiz çalıştırma sadece öğretmenlerin konum kaybına, ekonomik, sosyal, psikolojik çöküşüne değil aynı zamanda yanında çalışan kardeşini rakip olarak görerek birbirine yabancılaşmasına neden olmaktadır. Kendisiyle aynı kaderi paylaşan sözleşmeli öğretmen, ücretli öğretmen için işini elinden alan olmaktadır. Oysa kurtuluşumuz birbirimize omuz vermekle, birleşmekle gelecektir.
Ücretli öğretmenlik uygulaması sadece bu koşulda çalışan öğretmenlerin değil tüm eğitim emekçilerinin geleceksizleştirilmesidir. İş güvencesiz çalıştırmaya karşı tüm eğitim emekçileri, veliler, öğrenciler birleşik mücadele vermek zorundadır. Bugün eğitim sendikalarının bu uygulamaya karşı halen belirsiz bir tutum sergilemeleri, tüzük vb. yasal uygulamalara takılarak gerekli mücadeleyi vermemeleri, ücretli öğretmenleri fahri üye gibi uydurma üyeliklerle hak alma bilincinden uzak bir şekilde oyalamaları çözümden çok uzaktır. Bugün kendi içinde sürekli bir şekilde içten içe kaynama halinde olan tüm eğitim emekçilerinin ortak örgütlülüğünü sağlayarak fiili meşru mücadele hattını oluşturmak zorunludur.

Bu uygulama devam ettiği sürece kimse kendini güvende sanmasın. Herkese iş herkese çalışma hakkı talebini yükselterek bu geleceksizliği yarabiliriz ancak. Bizler ücretli çalışan eğitim emekçileri olarak hayatlarımızı ertelemek istemiyoruz. İnsanca yaşanacak ücret insanca yaşanacak zaman talebi ile tüm öğretmenleri ortak örgütlenmeye ve mücadeleye çağırıyoruz.

* Eğitim Emekçileri Kurultayı'na katılan ücretli öğretmen arkadaşlarımız tarafından alanlarına dair sunulan tebliğdir.

Yorumlar

fghjgh | 17 Şubat 2008 21:29
sunum güzel fakat,daha çok gündeme getirilmeli böyle bir sorunun varlığını tüm türkiye duymalı ve sadece öğretmenlerimizin geleceği için değil, tüm vatandaşlarımızın ve ülkemizin refahı için eğitim öğretim sistemindeki sorunlar bertaraf edilmeli. Bugün yapılanlar yarın önümüze gelecektir.insan hayatı cok kısa ve değerli, oyalama taktiklerinin bırakılması,sorunun cözülmesi yolunda ilgililerden somut cözüm beklenmekte.. elinsaf bari bir alanda doğru birşeyler yapılsın.
seyyah | 22 Şubat 2008 16:15
başımıza gelen bir olayı da burada aktarmak isterim.ücretli öğretmenler motorlu taşıtlar sınavında görevlendirilebiliyorlardı ve sınav ücretlerini de okuldan sınav bitiminde alıyorlardı. ne zamanki "sınav ücretleri maaş hesaplarına yatacak" kararı çıkınca m.e.b. ücretli öğretmenlere bu sınavlara girişi engelledi. çünkü ücretli öğretmenler ilsise kayıtlı değildi ve dolayısıyla maaşların yattığı "iban" numarasını da alamıyorlardı. kısacası zaten az olan ücretli öğretmen gelirleri bu yolla daha da azaltılmış oldu. bu uygulama devletin eşitlik ilkesiyle bağdaşmamaktadır. teşekkürler...
dilemma | 24 Şubat 2008 15:45
Bencede artık bu kölelik uygulamasına dur demenin vakti geldide geçiyor.Artık sevgili milletvekilleri ve bakanlar milletin hakkını değil kendi ceplerini düşünmekten vakit bulamıyorlar.Zaten bu sorunları yaratanlarda bizzat onlar değilmi!Senelerce işsiz olmak için eğitim almak akıl almaz bir durum.Bu sorunu çözmenin tek yolu birlik olmak ve gerekeni yapmak.Zaman çözüm bekleme değil Çözüm üretme zamanıdır.
dilemma | 24 Şubat 2008 15:53
Bana katılırmısınız bilmiyorum ama toplu iş bırakma eylemi yapılabilir.Ya da bu durum medyaya daha çok yansıtılmalı.Örn:Genç Bakış gibi bu konulara kısmen değinen programlara ulaşıp,daha çok gündeme taşınabilir..
kadersiz öğretmenlerden | 7 Temmuz 2008 23:34
sayın milli eğitim bakanı hüseyin çelik diyor ki ihtiyaç olduğu kadar öğretmen alımı yapıyoruz kendisi bunu diyor ama görüyoruzki 20 bin öğretmen açığı varsa 10 kadrolu oluyor 10 sözleşmeli kadrolu ve sözleşmeli kadarda ücretli öğretmene ihtiyaç var diyemiyor çünkü bütçeye başka trlü kaçan elde edemiyor madem senin ihtiyacın yok neden bu kadar çok ücretli çalıştırıyorsuuz sayın bakanım ?
musti | 9 Temmuz 2008 12:03
Yorum bile yazamıyorum çünkü söyleyecek çoook şey var ama diyecek bir şey yok.Hakkımı yiyenlere haraam olsun zehir zıkkım olsun yıllarımı çalanın yılları tükensin.
ücretli | 12 Temmuz 2008 02:22
İkinci sınıf öğretmenler (ücretliler)

Gerçi biri bana mesleğimi sorduğunda öğretmenim bile diyemiyorum, önüne ikinci sınıf olduğum için devletin bana verdiği “ücretli” takısını ekleyip, sıkıla sıkıla ücretli öğretmenim diyorum. Binlerce öğretmen kadro alamadığı için yarı parasına da olsa kendi mesleğimi yaparım düşüncesiyle ücretli öğretmenlik yapmaktadır.
Sırf devlet arz talep gibi basit bir matematik hesabını yapmaktan aciz olduğu için.
Sırf üniversite mezununu arttırıp avrupaya hoş görünmek, istihdam edemeyeceğini bile bile kontejyan yükseltip üniversite açtığı için,
Sırf nede olsa bu insanlar seve seve yarı parasına yarı sigortaya çalışıyorlar bir öğretmen yerine iki öğretmen çalıştırırım dediği için, ücretli öğretmeniz.
En büyük hak savunucusu devlet göz göre göre hakkımızı yiyor. Bizi dört sene kendi üniversitesinde okutup kendi verdiği diplomayı tanımak için kpss den benim belli bir puan almamı bekliyor.
Diğer öğretmenlerden nemi farkımız var. Hiçbir farkımız yok aynı mesaiyi yapıyoruz, aynı emeği veriyoruz, beklide fazlasını yapıyoruz. Ama öğretmenler odasında diğer öğretmenler aldığı arabanın modelini konuşurken, hafta sonu hangi sinemaya gideceğini söylerken, ek dersler niye gecikti bu ay diye isyan ederken yani hak ettiği parayı çıtır çıtır yerken, biz boynumuzu eğip orda yokmuş gibi davranıyoruz çünkü biz o parayı hak etmiyoruz biz ücretliyiz, ikinci sınıf öğretmeniz. Biz diplomayı sadece çerçevelemek için aldık.
Ben asıl şunu merak ediyorum, bu uydurma ücretlendirmeyi
icat eden vatan sever millet vekili
yarı parasına ücretli olarak çalışır mı acaba?

özlemyk | 16 Temmuz 2008 19:48
biz bu sıkıntılari çekerken halkın sesi demokrasi vekiller nerde acaba çokmerak ediyorum
hatice | 18 Temmuz 2008 22:13
arkadaşalr hangi bölümlerden alınıyor öğretmenler ben radyo tv mezunuyum şansım olurmu acaba ücetrli öğretmenliğe
hasan | 19 Temmuz 2008 12:34
kasap olsan alırlar ucretlı öğretmenlıge bır tek egıtm fakultesı mezunlarını almıyorlar.....!!!
aslı | 23 Temmuz 2008 15:28
arkadaşlar ücretli öğretmenlik yapabilmek için dört yıllık fen-ede. yada eğitim mezunu olmak gerekiyor. öyle her bölümden direk almıyorlar ama mesela işletme mezunu olup ing. sertifikası olan bir arkadaşım ing. öğretmenliği yapabiliyordu. ğer bu bölümler dışında bir alandan mezunsanız ing. yada bilgisayar sertifikanız varsa bu alanlarda yapabilirsiniz.başvurularınızı bulunduğunuz ilin il milli eğitim mdr.lüğü ve istediğiniz bütün ilçe milli eğitim mdr.lüklerine yapabilirsiniz.gerekli evraklar her müdürlüğün kendi inisiyatifindedir araştırmanız gerekiyor.
nesrin arkadaş bu bir mağduriyet sorunu değil.kapitalist sistemin işleyişi ve sistem durduğu yerden kendine düşen rolü (hakkını vermek lazım) layıki ile yerine getiriyor.sorun bizim kendimizi hala şu mağdur modundan çıkaramamamızda diye düşünüyorum. hala hakkımız yeniyor demekten öte gidemiyoruz yiyecekler tabi ne yapmalarını bekliyordunuz ki? ücretli öğretmenlik yapalım tamam sonuçta yaşamak zorundayız(ama güçlü bir muhalefeti geliştirebildiğimizde topluca işde bırakalım)ama aslorak bu geleceksizliğimizden nasıl temelli kurtulacamızın yolunu artık görmekten geçiyor.
nesrin özkan | 21 Temmuz 2008 19:12
benim de bir sorum olacak ben 4 yıl üniversite okudum ama boştayım yani bende mağdurum ücretli öğretmenlik yapmak istiyorum başvurular nasıl yapılacak bana yardımcı olur musunuz lütfen.
Mavi | 24 Temmuz 2008 13:30
Merhaba dostlar,
İçinden geçtiğimiz bugünlerde binlerce hatta milyonları bulan işsiz üniversite mezunu oluşturulmuş durumda. Ve bu durum maalesef ki daha kötü günlerin haberci.
Öğretmenlik mesleğinin, yetiştirdiği bilinçli bireylerle bilinçli bir toplum yaratmak gibi temel bir görevi olmasından dolayı meslekler içersinde her zaman önemli bir yeri olmuştur. Bu görev, her ne kadar özellikle 1997 sonrası devlet eliyle farklılaştırılmak istensede hala bizler gibi yeni eğitimci kuşaklarda taşınmakta.
Bütün bunları neden yazıyorum? Okuduğum mesajlarda farklı bölümlerden mezun arkadaşların çıkışsızlık nedeniyle ücretli öğretmenlik yapmak istediklerini gördüm. Yukarda bahsettiğim gibi işsizlik ve bununla paralel olarak işgüvencesiz çalıştırılma her geçen gün artmakta. Bu bizleri farklı alanlarda iş arayışlarına yöneltebilir. Ancak bu arayışlara yanıtın öğretmenlik gibi insanların geleceğini birebir etkileyecek yerlerde olmasının doğru olmadığını düşünüyorum.
Bulunduğumuz her alanda yaşadığımız işsizliğe ve işgüvencesizliğe karşı mücadele bayrağını yükseltmeliyiz. "Herkese iş herkese çalışma hakkı" şiarını susmadan, yılmadan haykırmalıyız!
diyar | 27 Temmuz 2008 15:46
ülkemizde hem lise hemde üniversite mezunları için kpss sınavı yapılıyor. Bu sınavın amacı sözde memur ve öğretmen alımlarında torpili ortadan kaldırmaktı maalesef bu torpiller aynen devam ediyor. 85 ve üzeri puan alan çok kişi açıkta kalırken 60 puan alıpta atanması yapılan sayısızca insan var. adamını bulan torpil yapıp yerleşiyor. arkadaşlar sanmayınki bu adaletsizlik karşılıksız kalır. bir ğün gelir herkes hakettiğine kavuşur. ücretli ğretmenlerle kadrolular aynı işi yapıyorlar yalnız aldıkları ücret çok farklı. Adaletsizlik diz boyu.
ÜCRETLİ ÖĞRETMEN | 25 Temmuz 2008 21:23
SAYIN VAMPİRLER KANIMIZI EMDİĞİNİZ YETER ADAALET İSTİYORUZZZZ
EVE EKEMEK GÖTÜRECEK ADİL DÜZEN İSTİYORUZZ.
YETEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEERRRRRRRRRRRRRRRRRR
gül_35 | 28 Temmuz 2008 15:16
bence halinize şükredin onu bulamayanlarda var...gereksiz bölümler okumasaydınız böyle yakınmasaydınız onu veren devlet almasınıda bilir elbet çoğuda bi kadrolu bulup yerine yerleşmeye çalışıyo ayıp ya asıl bizim kanımızı emenler sizlersiniz
merve_22 | 31 Temmuz 2008 18:14
başvurular ne zaman başlıyor bilgisi olan var mı arkadaşlar? BİR DE ŞUNU MERAK EDİYORUM HER EĞİTİM FAKÜLTESİ MEZUNLARINI ALIYORLAR MI?
AÇ ÖĞRETMENLER | 1 Ağustos 2008 13:22
ÖĞRETMENLERE BAKIN BİRBİRLERİNE DÜŞMÜŞMÜŞLER.ÜCRETLİ SÖZLEŞMELİ KADROLU NE KADAR DRAMATİK VE KOMİK BİRLİK OLMALARI GEREKİRKEN YAPTIĞINIZA BAKIN. DEMEK Kİ HAK EDİYORSUNUZ İŞSİZ VE AÇ BIRAKILMAYI.YAZIK YA ÇOCUKLARI KİMLER OKUTUYOR.İYİ OLUYOR SİZ. BİRLİK OLUN BİRLİK. BİRBİRİNİZİN HAKKINI SAVUNUN. SİZ DE HİÇ AKIL YOK MU?
selma | 1 Ağustos 2008 21:05
BEN ÖĞRETMENİM BİLE DİYEMİYORUM. BEN MEVSİMLİK ÖĞRETMENİM . DİYORUM
ehlidil | 3 Ağustos 2008 01:11
ücretli öğretmenlik yapacağına pazarda limon satın daha onurlu bir iş yapmış olursunuz...sizin gibi ücretli çalışnalar olduğu sürece meb kadrolu öğretmen atamayacak...tavrınızı koyup ücretli öğretmenliğe hayır deseniz paşa paşa da atayacak sizi dersleri boş bırakamaz çünkü.a ma siz kendinize 350-400 ytl fiyat biçmişsiniz sonra da şiakyet ediyosunuz...fabrikada asgari ücretme iççi olmak ücretli öğretmen olmaktan çok daha onurlu bir davranuş saygı duyarım...
Gökhan | 3 Ağustos 2008 18:31
ücretli öğretmenlik yaptığım okulda
bir güvenlik görevlisi
tam sigorta, 700 ytl maaş,yemek ve yol
alıyordu sadece 3-4 aylık eğitimle
ücretli öğretmenliğin ne kadar komik olduğunu gördüm
inşaatlarda işçilik yaparım
yine de ücretli yapmam artık
insanları okullardan soğutmanın
bir başka yönü bulunmuş gibi
ecrin | 6 Ağustos 2008 18:43
merhaba,arkadaşlar bu ücretli öğretmenlik için de belli bir puan var mı?yani bunu da mı puana göre alıyorlar?bu konu da bana yardımcı olursanız sevinirim
AÇ BİLLAÇ | 11 Ağustos 2008 16:45
YAZIKLAR OLSUN BU ÜLKENİN VATANDAŞI OLDUĞUMA,YAZIKLAR OLSUN YILLARIMI ALIP GİDEN TÜRKİYE CUMHURİYETİNE,YAZIKLAR OLSUN ÖĞLENLERİ YİYECEK BİR LOKMA EKMEĞİMİN OLMAYIŞINA..VE YAKINDA ÖĞRETMENLER DE DAĞA ÇIKACAK DİYENLERE HELAL OLSUN!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
dördüncü sınıf öğretmen | 10 Ağustos 2008 16:01
Kadrolu, Sözleşmeli, Ücretli, Vekil Öğretmen..! Eşit İşe Eşit Ücret
Yazar Ferda IŞIK
Çarşamba, 23 Ocak 2008
Neo-liberal politikaların kamu hizmetleri alanında yaygınlaşmasıyla sözleşmeli-güvencesiz çalışma koşulları dayatılmış ve güvencesiz çalıştırmanın yaygınlaştığı kamu sektörlerinin başında da eğitim işkolu gelmiştir. Kamu reformuyla yapılan saldırılar bugün bizleri bütün çıplaklığıyla etkilemektedir. Tüm mesleki alanlara yönelik saldırılardan öğretmenler de paylarına düşeni fazlasıyla almakta, sözleşmeli, ücretli, vekil öğretmenlik gibi farklı statülerde, düşük ücretle ve güvencesiz olarak çalıştırılmaya mecbur edilmektedir. Performansa dayalı çalıştırılma, öğretmen üzerindeki denetimin artırılması, ders ücretlerinin artırılarak maaşların küçültülmesi gibi uygulamalar hızla hayata geçmekte, kadrolu öğretmenlerin alımı azaltılarak, sözleşmeli öğretmen alımına ağırlık verilmektedir.
Bilindiği gibi öğretmenlerin istihdam alanının genişletilmesi adı altında düşük ücretli, iş güvencesinden yoksun olarak çalıştırılması MEB'in çıkardığı 13 Şubat 2003 tarihli genelge ile başlamış ve bugün gelinen noktada sözleşmeli, ücretli öğretmen sayısı 100 bine dayanmıştır. Üniversitelerin eğitim fakültelerinden mezun olarak öğretmen olmaya hak kazanan 120 bin öğretmen adayının, her yıl birbiriyle yarıştırıldığı ve rekabete götüren KPSS aldatmacasıyla sözleşmeli, ücretli öğretmen olarak çalıştırılması bir başka deyişle işsizliğe mahkûm edilmesidir. Ülkemizde bugün için öğretmen açığı 165 bin civarındadır. MEB bu açığı kapatmamakta ısrar etmekte ve bu doğrultuda öğretmen açığının olmadığı yönündeki açıklamalarının da asılsız olduğu bilinmektedir. MEB bir başka açıklamasında "öğretmen açığı var ama hiçbir ders boş geçmiyor" demekte ve boş geçen dersleri düşük ücretli ve güvencesiz çalıştırılan öğretmenlerle doldurulduğunu itiraf etmektedir. Derslerin boş geçmemesini sağlayan ücretli öğretmenlere ise devletin reva gördüğü maaş asgari ücretin altında ortalama 300-400 YTL civarındadır. Tabi bu kadar düşük ücretle çalıştırılan öğretmenlerin asgari düzeyde yaşamsal gereksinimlerini karşılaması mümkün olmadığı gibi ne kadar verimli olacağı da ortadadır.
Ücretli, sözleşmeli öğretmenler çoğunlukla öğretmen eksiğinin çok olduğu yoksul, gecekondu bölgelerindeki okullarda görevlendirilmektedir. İlginçtir ki! merkezi daha doğrusu velilerinin sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olan okullarda ise öğretmen eksiği bulunmamaktadır. Yani öğretmenler yerleştirilirken bile öğrencilerin ailelerinin gelir ve statüleri dikkate alınmakta, MEB merkezi ve gelir düzeyi yüksek olan okullara sözleşmeli, ücretli öğretmen göndermekten sakınmaktadır. Bu durum devletin yoksul mahallerdeki çocukların eğitimini ne kadar önemsediğini, her fırsatta Şırnak'taki okullarla İstanbul'daki okulları aynı seviyeye getirileceği palavrasını atarken eğitimdeki sınıfsal eşitsizliği nasıl pekiştirdiğini göstermektedir.
Okullardaki öğretmen yapısına baktığımızda karşımıza kadrolu, sözleşmeli, ücretli, vekil gibi çeşit çeşit öğretmen çıkmaktadır. Bu çeşitlilik öğretmenlerin niteliklerine, aldıkları eğitimlere, liyakata göre yapılan bir ayrım ya da farklılık değildir. Bu farklılık öğretmenler arasındaki ücret ve özlük hakları bakımındandır. Bakan Çelik'in her fırsatta söylediği sözleşmeli öğretmenlerle kadrolu öğretmenlerin eşit şartlarda çalıştığı ise koca bir yalandır. Alınan eğitim, yapılan iş arasında hiçbir fark yoktur ama alınan ücret ve özlük hakları arasında büyük farklar bulunmaktadır. Devlet son yıllarda sözleşmeli öğretmenlerin maaşlarında belirgin biçimde artış yaparak, hem tepkiyi azaltmayı hem de mezuniyet sonrası öğretmen adaylarını sözleşmeli çalışmaya teşvik etmeyi hedeflemektedir.
Devletin son yıllardaki aldatıcı atağına rağmen sözleşmeli, ücretli öğretmenlerin çalışma koşulları oldukça sıkıntılıdır. Son dönemde Bursa ve Tokat'ta gelecek kaygısını yaşayan iki sözleşmeli öğretmenin intihar etmesi bile sürecin öğretmen adayları için nasıl dayanılmaz bir noktaya getirildiğinin göstergesidir. Sözleşmeli, ücretli öğretmenlerin her an işten çıkarılma korkusu olduğu gibi milli eğitim müdürleri, okula gelen müfettişler, hatta veliler tarafından "bakın siz sözleşmelisiniz" diye başlayan sözlerle tehdit edildikleri de bilinmektedir. Okul idareleri pek çok zaman sözleşmeli öğretmenleri fazladan çalıştırmakta sakınca görmemekte, "sen yapmazsan bu işi yapacak binlerce insan var" tehdidiyle öğretmenleri zor durumda bırakarak, sürekli gelecek kaygısı yaşatılmaktadır. Bu da yetmezmiş gibi sözleşmelerin tek taraflı fesh edilebileceği söylenerek, iş güvenceleri okul müdürünün iki dudağı arasından çıkacak söze bağlanmaktadır. Milli eğitim müdürleri, okul müdürleri hatta bakanlık çalışanları dahi sözleşmeli öğretmenlerin özlük hakları ile ilgili bir bilgiye sahip değillerdir, her ilde ve her okulda farklı uygulamalar söz konusudur ve bu nedenle hakları olan konularda dahi bilgi eksikliğinden kaynaklı akla gelmedik sorunlarla ve belirsizliklerle karşı karşıya kalmaktadır. MEB tarafından adeta üvey evlat olarak görülmekte, okullarda ikinci sınıf öğretmen muamelesi ile karşı karşıya kalarak, okula kadrolu öğretmenin gelmesiyle her an işsiz kalma korkusu yaşamaktadırlar. İdareciler ve kadrolu öğretmenler tarafından beceremedikleri için kadrolu olamadıklarını düşünülmekte, yetersiz ve okulda düzen bozucu olarak görülüp, veliler ve öğrenciler tarafından sınıflara girmesi istenmeyerek rencide edilmektedir. Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlerin var olan bu durum karşısında okulu ve öğrencileri benimseyememekte, yalnızlaşarak, diğer öğretmenlerle öğrencisiyle kaynaşmayan, mutsuz, mesleğin hazzını yaşayamayan, sadece öğretim işini yapıp giden bireyler konumuna gelmektedir. Bunların yanında eğitimin ana çatısını oluşturan öğretmenlerin farklı statülere ayrılması hem eğitimin niteliğini düşürmekte hem de eğitimde sürekliliğin sağlanamamasına neden olmaktadır. Bu durumdan veliler de, öğrenciler de mağdur ve rahatsız olmaktadır.
Diğer yandan sözleşmeli öğretmenlerin özlük haklarında da ciddi hak gaspları bulunmaktadır. Sözleşmeli öğretmenler iş güvencesi, gelecek güvencesi olmadan "hizmet sözleşmesi" dayatılarak çalıştırılmakta, memur olarak kabul edilmediği gibi işçi de sayılmayan kamu görevlileri olarak istihdam edilmektedirler. Tayin hakkı yoktur, eş, çocuk, doğum yardımları alamazlar, maaşları her ilde farklılık göstermektedir, Sözleşmelerinde maaşlarının her ayın 15 inde alacakları yazılmasına rağmen, maaşlar genellikle 23-24'ünde almaktadırlar. Kadrolu öğretmenler mesleğe başlar başlamaz sağlık hizmetinden yararlanırken, sözleşmeli öğretmenler SSK'ya tabidir ve 90 gün prim şartı tamamlanmadan hiçbir şekilde sağlık hizmetinden faydalanamamaktadır. Bu nedenle 2004 yılında sigortası başlatılmadığı için hastaneye gidemeyen sözleşmeli bir öğretmenin hayatını kaybetmesi hafızamızda hala tazedir.
İşin bir başka yönü de pek çok sendikalı öğretmen tarafından sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeli çalışmayı meşrulaştırdığı düşünülerek, "grev kırıcı işçi" gibi değerlendirip bu öğretmenlere tavır alınmasıdır. Öğretmenler arasında parçalanmışlık yaratan bu sistem sayesinde kadrolu öğretmen olmak ücretli öğretmen için ulaşılmaz olmakta, ücretliler sözleşmelilere, sözleşmeliler kadrolulara öykünerek bakmakta ve bir an önce kadroya geçmek için uğraşmak tek gündem olmaktadır.
Böylece amaçlanan olmuş, her öğretmen grubu kendi sorunlarıyla boğuşmaktan, birbirlerinin çalışma koşulları, sorunları, sıkıntıları hakkında hiçbir şey göremez olmuşlardır. Yani kadrolu bir öğretmen sözleşmeli, ücretli öğretmenlerin sorunları hakkında hiçbir şey bilmemekte böylece öğretmenler arasında büyük bir bölünmüşlük yaşanarak, ortak talepler etrafında bir araya gelmek, birlikte hareket ederek, sorunlarına sahip çıkmak engellenmiş olmaktadır. Tüm bunlara rağmen, yaşanan bu sorunları aşmanın ve bu koşullarda çalışmaya mecbur kalmamanın yolunun ortak bir örgüt mücadele olduğu ortadadır.
ÖĞRETMENLİK TEK ÇATI ALTINDA TOPLANSIN
REKABET BÖLER EYLEM BİRLEŞTİRİR

kpss mağduru | 12 Ağustos 2008 16:31
arkadaşlar ücretli öğretmenlik basvuruları ne zaman baslayacak acab blen birileri varsa yazabilir mi şimdiden teşekkürler.
burcu | 12 Ağustos 2008 17:36
arkadaşlar en çok nerelerde öğretmen açığı var başvuru ne zamn ne gerekli bilgilendirirsenz sevinrm bende atama bekliyrm
yazık | 1 Eylül 2008 19:03
Benim gibi öğretmen olma hayali kuran biri de bu halde ya... Yazık!
ZELİHA | 14 Ağustos 2008 20:26
MRHB.BENDE 2 RESMİ 1 YILDA YARI RESMİ ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK YAPTIM.BELKİ İNANMAYACAKSINIZ AMA 2007-2008 EĞİTİM ÖĞRETİM YILINDA YAPILAN KÖYLER ARASI BİLGİ YARIŞMASINDA BENİM GÖREV ALDIĞIM KÖY 1.OLDU.AMA ÖNMESEYEN OLMADI.SANKİ TESADÜFMÜŞ GİBİ.ÜSTELİK 4-5 BİRLEŞTİRİLMİŞ SINIF OKUTMAYA ÇALIŞIYORDUM.DEMEK İSTEDİĞİM BİR ÜCRETLİDE KADROLU VE SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMEN GİBİ EĞİTİM VEREBİLİR.DİĞER KENDİ GURUBUNDA BİZ 1.OLDUK AMA DİĞER GURUPLARDA 1.OLAN KÖY OKULLARININ ÖĞRETMENLERİ KADROLU VE SÖZLEŞMELİ OLDUKLARINDAN İLGİ HEP ONLARA İDİ.YANLIŞ ANKAMAYIN KENDİMDEN BAŞARIMDAN SÖZ ETMİYORUM.BÜTÜN ÜCRETLİ KARDEŞLERİM ADINA KONUŞUYORUM.BARİ BİZİMLE YAPILAN SÖZLEŞME 1 YILLIK DEĞİL BİR KAÇ YILLIK OLSUN.AMA SONUÇTA KÖLEYİZ TEK FARKIMIZ BEYAZ TENLİ OLMAMIZ.HERAN BAŞKA YERE ATILABİLİRİZ.BOŞ SOKAKLARA.EN AZINDAN PARA İLE OLSA DAHİ Bİ FORMASYON KURSU VERİLSE BAŞARILI OLANLAR KÖLE OLMAKTAN KURTULSA.ASLINDA BİLİYOM YAZDIKLARIM SADECE OKUNACAK BELKİDE YANILIYORUM OKUNMAYACAK BİLE..............!!!
YAZIK YAA | 15 Ağustos 2008 14:59
Ücretli Öğretmenlik yapan arkadaşlara söylüyorum,okulunuzda hizmetlisinden tutun temizlikçisine kadar hepsi de ücretli öğretmenden yüksek maaş artı sigorta artı yemek parası belki de yol masrafı bile alan var..yazık be yazıkkk
denizz | 16 Ağustos 2008 17:44
ben de 2002 den beridir mezunum.en son ücretli öğretmelik yaptığım yerde şartlar zaten zorken asıl onurumu rencide eden durumu anlatmak isterim.okulu ziyaret eden kaymakam ve diğer müdürler her işlemde hal hatır sorma dahil sadece kadrolu öğretmenle ilgilendiler.fotoğraf çekilirken dahi...köylüler dahi herkes aslında bir gölgede bırakılma,önemsenmeme olayını algıladılar.orda aynı belki çok daha büyük bir fedakarlığı göstermeme rağmen ordan çıktım onlar gidene kadar.daha fazla bir insan nasıl aşağılanabilir ki...her insanın değer görmeye hakkı vardır.üstelik öğrencileri de gözleri önünde oluyor.kısa süre sonra daişten atama nedeniyle çıkarılıyorum.burda bir parti değil sistem sorunu var.eğitim siseminde ciddi bir dönüşüm şart."mevsimlik işçi"olarak görülmek gelecek açısından yeterince kaygı verici.
ÖĞRETMEYEN | 17 Ağustos 2008 02:14
SİZE KİM DEDİ BABANIZIN PARASINI ORALARDA ÇAR ÇUR EDİN DİYE.AKILLICA PAZARCILIK YAPSANIZA.
metinn | 18 Ağustos 2008 02:33
ne diyim sen 4-5 yıl oku sonra bi işe yaramasın git 400 ytl ye ücretli öğretmenlik yap keşke okumayıp bir iş öğrenseydim şimdiye o işte usta olmuştum 800-1000 ytl maaşım vardı
jasikevicius | 21 Ağustos 2008 12:43
ne olursan ol yeterkı egitim fakultesı mezunu olma.ozaman hemen alırlar ucretlı ogrtemnlıge.adı ucretlı ogrtemnlık dıger fakulte mezunlarını alıyorlar egıtımcıler acıkta kalıyor boyle bı sacmalık dunyanın nerdesıne var..........
ŞEBİ | 20 Ağustos 2008 13:18
NE SÖYLEYEBİLİRİM Kİ KPSS VAR GİRECEKSİNİZ ZORUNLU DENİLDİ 2YIL ÇALIŞTIM.BU SENE TAMAM ŞEBİ OLDU BU İŞ DEDİM BU SEFER DE SİSTEM DEĞİŞTİ.ANLIYCAĞINIZ YİNE ÖĞRETMEN DEĞİLİM.GERÇEKTEN ÇOK YAZIK...
mağdur | 26 Ağustos 2008 12:39
ben diplamalı bir işsizim, (YORUMZUZ)
garip | 26 Ağustos 2008 17:18
sabrediyorum ALLAH bize bu zulmu yapanların yanına bırakmaz elbet bunalıma giren insanlar saglığından bile oluyor. hala yeni yeni fakülteler acıyorlar ne için okumuş işsiz daha cok olması için ilk önce bi istihdam sağla yazık deilmi bu kadar insanı okutup ortada bırakmak ALLAHınızdan bulun sabretcez yapcak care yok
karadenizli | 27 Ağustos 2008 18:49
Merhaba ben de Türkiyede yıldız bir üniversiteden mezun oldum. ingilizce öğretmenliği mezunuyujm. Maddi sıkıntılar içinde onun bunun verdiği bursla,birilerine minnet duyarak bitirdim üniversiteyi.Hem de çok iyi bir ortalamayla.AMA ATANAMADIM. O kadar bunalımkdayımki analtamam. Aylardır yüzüm gülmüyor.Arkadaşlarım "Amaaan okuyup napacaksın evlen kocan baksın sana" diye beni caydırmaya çalışsalar da yılmadım ama kpss beni mahvetti.Calıstım ama olmadı işte... Şimdi zaten parasızlık çeken aileme hiçbişey yapamıyorum. Bende ücretli öğretmenliğe karşıyım ama okadar zor durumdayımki.Ne yapmalıyım evde boş boş oturunca daha çok psıkolojım bozuluyo. oofff offff daha 22 yaşındayım inanamıyorum yüküm okadar ağırki...
mezun | 24 Ağustos 2008 18:34
mezunlar mecburiyetten yapıyorlar ücretli öğretmenliği.yoksa herkes şartların az çok farkında:ücretin,sigortanın,öğretmenler odasında nasıl ikinci sinıf muamele gördüklerinin.. vs vs.fakat taban puanların arttırılması.ailelerin yenı mezunlardan beklentileri,arkadaşlarının bi yere atanması.. birçok faktör itiyor ücretli öğretmenliğe...kimse isyan edemiyor asgari ücretinden de aşağısına razı oluyor maalesef dilerim ki en hızlı çözüm üreten bakanlık(MEB)buna bir çözüm bulur.en kutsal ve mühi vazife olan öğretmenlık hakkettiği yeri bulur.
isyankar aziz yıldırım | 24 Ağustos 2008 20:57
arladaşlar başka çaremiz mi var mecbur bu ücretli öğretmenliği yapıcaz daha elimzie gerçerse şükredelim.allahtan 2 yıllıkları adam yerinbe koymuşlarda bu hakkı vermişler.her ne kadar hor görülsektee sabır demekten başka elimden bişey gelmiyoo
mağdur | 25 Ağustos 2008 10:15
üniversiteyi binbir zorlukla kazandım,bi o kadar zorlukla okudum da ne oldu,,öğretmen oldum diye sevinirken kpss engeline takıldım,atamam olmadığı için 4 senedir dersanelerde süründüm,artık bıktım ücretli öğretmenlik yapayım diyorum kendime yediremiyorum ikinci sınıf öğretmen olmayı,bizi bu hallere düşürenler,kpss deki sıralamayı değiştirenler utansın,hiçbirine hakkımı helal etmiyorum.bizler eğitim fakültesi mezunları son derece iyi yetişmiş öğretmenler ne yapalım şimdi,ücretli öğretmenlik yapıp ezilelimmi yoks dersanelerin bizleri sömürmesine izinmi verelim,ne ypalım yokmudur bunun çaresi,sınava hazırlanayım diyorum,oradaki sıralamadanda şüpheleniyorum,torpilliler girecek nasıl olsa,kim bizi savunacak kim sahip çıkacak bizlere...
sahizer | 25 Ağustos 2008 10:39
soylenecek cok sey var ama ne garıp ki bız ne soylersek soyleyelım ıse yaramayacak cunku adamların bellı bır polıtıkası var vebır tasla degıl ıkı kus dort kus vuruyorlar bır kadrolu ogrtmen alacaklarına dort ücretlı ogretmen alıyorlar yazık cok yazık hemde keske ogretmen olacagıma işcı olsaydım en azından sınıflarda omrum gecmezdı bosunaoffffffffff
Eğitim Emekçileri Derneği | 25 Ağustos 2008 12:17
Derneğimiz çatısı altında örgütlenecek ve geleceğimiz için birlikte mücadele edeceğiz. Aynı sorunları yaşayan bizler yan yana omuz omuza birbirimize sahip çıkacağız.
özlem | 27 Ağustos 2008 15:04
AÖF 4 yıllık kamu mezunuyum kadrolu öğretmenlerden daha disiplinli ve düzenli eğtim veriyorum bizlerede kadro verilsin diğer kurumlar 6 ay çalışan işçilerine kadro verdi MEB de versin hakımızı 3 senedir üçretli çalışıyorum
burcu | 25 Ağustos 2008 16:53
ücretli öğretmenlik için bile torpil bulmaya çalışıyorum. türkçe öğretmenliği bölümünü bitirmişken ve 80 puan almışken hem de. hayallerimi yıktılar hayalsiz kalsınlar.
feza | 28 Ağustos 2008 17:43
yeter artık bıktım hayattan. fizik öğretmeniyim ve üç yıldır atanamıyorum. böyle sistem yere batsın. çevredekiler okudunda ne oldu diyorlar, haklılar! ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİĞE HAYIRRRRRRRRRR
umutsuz | 28 Ağustos 2008 22:13
daha yolun yarısındayım arkadaşlar sizin yorumlarınızı okudukça kardeşimin durumunu gördükçe korkyorum galibe bende sizin gibi olacacm ve benim bölümüm 85 le alıyo ve sadec 25 kişi alıyo offffffffff ya ben şimdiden başladım oflammaya
işsizzzzz | 29 Ağustos 2008 01:46
arkadaslar ücretli ögretmenlik basvurusu için 29.08.2008 son gün mü???bir de okulu uzatanlar başvurabilir mi???
DERYA | 29 Ağustos 2008 18:29
BEN DE BİR TEK BEN Mİ DİYORDUM...AMA GÖRDÜM Kİ BENİM GİBİ YÜZLERCE İNSAN VAR...HALİMİZE ACIYORUM.LÜTFEN BİRİLERİ DUYSUUUNNNNN VE Bİ ÇÖZÜM BULALIM.BENDE 2005 MEZUNUYUM VE ATAMA BEKLİYORUM.DIŞARIDA HALA ATANAMADIN MI DEDİKLERİ ZAMAN KATİL OLACAM Bİ GÜN.PSİKOLOJİ DİYE BİŞEY KALMADI.HER ŞEY KPSS YE BAĞLANDI.BÜTÜN PLANLAR.EVLİYİM ÇOCUK YAPMAK İÇİN BİLE KPSS YE GÖRE HAREKET EDİYORUM.LÜÜÜÜTTTTTFEEEENNNN YARDIMCI OLUN.ÇILDIRMAK ÜZEREYİM.HERGÜN AYNI ŞEYİ DÜŞÜNÜP ÇARE BULAMAMAK ÇOK KÖTÜ.
efeeeee | 30 Ağustos 2008 18:21
arkdaşlar ben cumhurbaşkanlığına mail attım eşit işe eşit ücreti savunuyorsunuz ücretlileri görmüyorsunuz diye sizde atın çoğaltın meailleri belki yerini bulur bi umut
sosyolog(d.bakır) | 30 Ağustos 2008 18:30
mrb sevgili arkadaşlarım bende sizin gibi bir madurum. okuduğum bu ülkede kendimden utaniyorum .ünkü burada insanlara gereken önemi vermiyorlar. düşünsene bir insan 20 yılını okumaya veriyor ve yarın ne yapacağını bilmeyerek mechul bir şekilde çırpınıyor. arkadaşlar size söyliyorum bu devlet kendi eğittiği insanlara sahip çıkamiyorsa ozaman bu devletten beklentiniz ne olabilirki. kısacası kendi hayatımı birazcık da olsa anlatmak istiyorum. ben yazları antalya ya giderek turizmde çalişiyorum benim günlük aldığım maaş ortalama 90 ytldir. ama kafamı yastığa koyduğum zaman benim zoruma giden çok şey oliyor kendi kendime soruyorum benim öğrencilere bişeyler aktarmam gerekirken burda yabancı insanlara barmenlik yapiyorum ve düşünce bazın dan kendi alanımla ilgili hiçbir şey veremiyorum. işte bu noktada saplatiya giriyorum haa bu şdeekilde düşünebilirim buralarda her sene 6 ay çalışıp güzel b
ir para kazanabilirim ama ben isterim ki günlük 20 ytl de olsa kendi insanıma birşeyler vereyim.hepinizi öpüyor ve allaha emanet ediyorum
selam | 30 Ağustos 2008 18:48
herşey çok güzel -))))))))
sonbahar | 30 Ağustos 2008 21:44
Selamlar öğretmen arkadaslar!!Ben 4 yıllık EBELİK mezunuyum.Acaba; vekil öğretmenlik yapabilir miyim? Gezindiğim sitelerden edindiğim bilgilere göre 2 yıllıklar bile basvuru yapabiliyormuş..Bu konuda bilgisi olan arkadaşlardan yardım istiyorum...
HAKLISINIZ | 31 Ağustos 2008 15:08
TÜRKİYE DE ÇALIŞAN BİNLERCE ÜCRETLİ ÖĞRETMEN DEN BİRİ OLMAK İÇİN UĞRAŞIYORUZ ÇÜNKÜ O BİZİM İÇİN TUTUNACAK BİR DAL OLACAK BELKİ DE...
khaos | 31 Ağustos 2008 23:54
kabataslak okudum bazı yorumları.öncelikle özür diliyorum eğer yanlıs anlasılırsam.neticede aynı sorunlar üzerinde ortak arayıslarımız var.insanların baskalarının ücretli öğretmenlik yapmak istemelerine yada şöyle söyleyeyim mecbur kalmalarına bu kadar katı yorumlar yapmaları üzücü.çünkü somut olan üzücü durum artık çare haline gelmesi bu işin.bende eğitim fak mezunuyum.kimya öğretmeniyim.2 yıl dersanecilik yaptıktan sonra bu yıl bu işi bıraktm ve y.lisansa başvurdum.yani artık yeni arayıslar içindeyim.inanın bende çok sızlandım çoğu zamanlar ama hiçbirsey elde edemedim.yeni kararlar alıp üstüne gidin.inanın maddi anlamda durumum benimde iyi değil o yüzden hem okuyup hemde ücretli öğrtmenlik yapmak istiorum.demem o ki ücreli öğrtemenlik asla amaç olmasın araççççç.çünkü araç olarak milli eğitim kullanıo zaten bizi.az paraya öğretmen bunun herkes farkında.
ücretli_21 | 2 Eylül 2008 11:52
kpss den 84 aldım ve atanamadım.şimdi de çaresizlikten ücretliye başvuracağım.onun da olup olmayacağı meçhul..torpili olanı alıyolarmış yani onu bile yapamayacağım galiba.bizi bu hale getirenlere hakkımı helal etmiyorum.öğretmen olmadan öğretmenlikten iğrendirdiler...
sosyolog(d.bakır) | 2 Eylül 2008 12:57
mrb sevgili arkadaşlarım. yaşanan bu küresel kriz nezdinde her devlet kendini düşünmekle meşkul. her devlet kendi menfaatlari için bişeyler yapmaya çalişiyor ve halkı için çırpınıyor amaç ülkenin ekonomik refahını yükseltmektir. biz bu devletlere emperlalist ülkeler diyoruz. emperyalist demek başka devlete yaşayan insanların sırtıntan para kazanmaktır diğer bir değişle başka ülkelerin kaynaklarını kendine enjekte etmektir.bence bizler çoktan emperyalistlerin ellerine düşmüşüz çünkü ülkemizde artık bir sümürme politikası var baştaki aktörler kendi halkının kanını emmeye başlamışlar ve halk perişan olmuştur. peki ben bu ülkeden ne bekleyebilirimki? benim anadolumun insanı kirli yüzlü batıya muhtaç edilmişse ben bu baştakilerden ne bekleyebilirimki. öğreci arkadaşlarım bizi yöneten bizler değiliz ve o yüzden bizler perişan hallere gelmişiz. hepinize saygılar
kepaze'ye kepaze oldum..! | 3 Eylül 2008 13:03
Zor arkadaşlar zor bu sistem düzelmediği sürece her şey çok zor.Tek diyeceğim şey Allah yardımcımız olsun.
ben deniz | 3 Eylül 2008 13:54
Ben 7 sene ücretli öğremenlik yaptım.Süreklide aynı okuldaydım. kadrolu veya diğer branş öğretmenlerinin ders ücreti artsın diye resim öğrt ve fen b.öğretmenine ing.öğretmeni ol diyorlar söyleyin ben ne yapıym 7 senem nerde benim veya ben ne yapabilirm nr olur ölmek istiyorum psikoljim bozuldu 03.9.2008
sinemay | 3 Eylül 2008 16:43
Merhaba arkadaşlar,İstanbul dışında hemen hemen her il için internetten ücretli öğretmenlik başvuru formları var.Peki İstanbul da nasıl başvuru yapacağız?okul okul dolaşacakmıyız???
sevda | 4 Eylül 2008 12:27
merhaba arkadaşlar.anladığım kadarıyla psikolojisi bozulan tek ben değilim. bizi bu duruma düşürenler utansın.yalnız herkes birlik olup ücretli öğretmenlik yapmasaydı bize düşen yaşanan rezaleti izlemek olurdu. birileri paralar içinde yüzerken neden biz intihar etmeyi düşünüyoruz???
ÜCRETLİ_25 | 4 Eylül 2008 14:25
Herkeze merhaba,bende ücretli olarak görev yapanlardanım.Gerçekten bu çok büyük bir talihsizlik öğretmen olarak mezun olupta kadrolu yada sözleşmeli olmadığım için statümün ve ücretim çok düşük olması ,okuldakilerle aynı saat çalışıyorz aldığımız maaş onların yarısı kadar.690 ytl aylık ücretim tabi bu tatillerde kesiliyor bu yüzden tatillere sevinemez oldum.Bu günlerinde geçmesini büyük bi sabırla bekliyorm.selammlarr
new_ücretli | 5 Eylül 2008 02:23
evet arkadaşlar bende yeni mezun olup atanamayanlardanım ve ücretli yapıcam. biliyorum belkide seneye szler gibi düşüncem ama ne yapim böle kutsal bir mesleğin sonuucunun böle olmasını kim isterkii.. herkesin allah yardımcısı olsunn..
azda olsa ümidi olan | 5 Eylül 2008 11:43
Ben kamu yönetimi öğrencisiyim.İnanın ben şuan bile gelecekte ne yapacağım diye söylüyorum,aklım almıyor oku,emek harca yok arkadaş iş olmasın.Kendimi bazen kenara itilmiş hissediyorum malum işsizlik kaygısı sarıyor hele yorumlarınızı okuduğumda iyice öfkeleniyorum.hepimizin allah yardımcısı olsun.
ücretliye talim | 5 Eylül 2008 22:56
arkadaslar bu yıl kı ucretlının ders saatı ucretı ne kadar bılen varsa lutfen ayzsın....
gamze | 6 Eylül 2008 15:50
malesef arkadaşlar antidemokratik bir ülkede biz bu kutsal mesleği bile icra edemiyoruz bazı okullardan mezun olduğumuz halde okul sanırım boş dayın olacak bu devirde ama o bence daha onursuz bi durum yazık gençliği sömürüyorlar.bu ülkenin siyaset anlayışı "0" 30 ytl ye insanlarımızı satın alıyorlar..
işsiz_öğretmen | 6 Eylül 2008 16:10
ben bu sene mezun oldum kazanmadan önce ne hayallerim vardı ama hepsi suya düştü şimdi değil kadroluyu ücretliyi hayal eder oldum benim diğer öğretmenlerden farkım ne? iki üç puan az almammı mulakat yapsınlar bakim fark nasılmış görsünler.onlar almamaya devam etsinler bizim gibi aydın insanlarda evde beklesin bakim ülke ne hale gelcek...
ceyda | 7 Eylül 2008 13:25
arkadaşlar bu yıl ücretli öğretmenliğin saati yine 5 ytl mi? lütfen bilen varsa yazsın.
özlem | 7 Eylül 2008 17:08
bende 3 yıldır ücretli öğretmenlik yapıyorum.lisans mezunuyum.evet her şey ilçe me müdürlerinin insiyatifine kalmış.eğer bi tanıdık olurda işi halledebilirsen olur.yoksa 3 seneden sonrada olsa seni değil, yerine 2 yıllık ama torpilli bi başkasını gönderiverirler.alalh hepimizin yardımcısı olsun.
umutsuz | 7 Eylül 2008 18:29
arkadaşlar atanamadığıma mı yanayım milletin ağzına sakız olduğuma mı yanayım.beni çocuklarına parmakla gösterir oldular okuyupta ne olacaksınki okuyanları da görüyoruz. hem de 5 yıl.artık başka alanlarda iş bakıyorum. pazarlamacılık yapıyom. 1 seneye kalmaz öğretmen maaşından fazlasına sahip olacağım.devleti beklersem...inanın elimde büyüyenler okuyup meslek sahibi oldular.Acaba ben mi yanlış yaptım.
burçin | 7 Eylül 2008 21:43
arkadaşlar bende yeni mezunum kpss i kazanamadım ücretliye başvurdum. acaba ne zamn açıklanacağını biliyormusunuz birde internetten öğrenebiliyormuyuz nereye çıktığını.cevap verirseniz sevinirim.teşekkürler.
erinç | 9 Eylül 2008 19:57
burçin ücretli öğretmen ataması il milli eğitim müdürlüklerine göre değişiyor kimileri çoktan belli oldu 1hafta önce falan mesela muğla nın daha bugün açıklandı! ücretli öğretmenlik te saat başı ssk kesimi dahil elimize geçen saat ücretini bilen varsa yazarsa sevinirim
Serkan - TÜRKÇE | 9 Eylül 2008 23:57
Sizler ücretli yaptığınız sürece, köle olduğunuz sürece Meb in ekmeğine yağ sürmeye devam edeceksiniz ve MEB de 100 bin atama yapacağı yerde 10 bin atama yapmaya devam edecek, sözleşmelileri kadroya alarak bir kişiyi 2 defa atayarak bizim gözümüzü boyamaya ve bizi işsiz bırakmaya devam edecek.

Amelelik yapın; ama "ücretli kölelik" yapmayın. Kutsal mesleği ayaklar altına almayın...
kpss mağduru 2 | 10 Eylül 2008 19:36
hakkımızı ve yıllarımızı çalanlara haram olsun
deniz | 10 Eylül 2008 22:48
bu yıl ücretli öğretmenlik ders saati ücreti 6 ytl kesinti olmasaydı 7 ytl olacaktı
SANALMİTİNG | 12 Eylül 2008 14:35
www.sanalmiting.com olarak bizlerde büyük ilerlemeler kaydettik. bu hususta birlikte hareket etmeyi öneriyorum. isimler farklı olsada amaçlar ortak
nazlı | 14 Eylül 2008 02:23
tam dört yıl emek ile/gece gündüz çalıştım/çok zor şartlar altında/dört yılı tamamladım/ama şimdi gel gör ki/kpss ye takıldım/ondanda umut kestim/vekil de olamadım/oysa ne çok umudum/ve de hayalim vardı/itibarım çoktu elde/okumuştu artık adım/arka planda çaresiz/ilçe ilçe koşturdum/torpilimde yoktu billah/bir görev alamadım/dersaneler sömürüyor/amele ol daha iyi/umuttu bana vekillik/onuda olamadık/büyük azim ve şevkle/kpss ye çalışıyorum/olmazsada ne yapayım/BURASI TÜRKİYE BİLİYORUM...sevgilerle
mehmet | 14 Eylül 2008 21:22
bizi bu hallere düşürenlere yazıklar olsun...
türkan | 18 Eylül 2008 14:52
evet hepimiz işsisz malesef bu türkiyenin sorunu biizim sorunumuz değil ama aç olan bizi
özge | 18 Eylül 2008 19:04
bugün ücretli öğretmen olarak ilk dersimi verdim..okulumda kadroludan çok ücretli öğretmen var..o yüzden 2. sınıf muamelesi kimse yapamıyor ama gene de durum içler acısı. yazık bu kadar insana.. 5kuruş daha fazla alcam diye trafik derslerine de atladım..edebiyat öğretmeniyim diyebilmenin gururunu yaşayamıyorum..hepimizin sonu hayır olsun...
Fen ve Teknoloji öğretmeni | 19 Eylül 2008 18:19
Selam.Arkadaşlar Silvan Diyarbakır'a bağlı olan bir ilçemizdir.Ben Silvan ilçesi'nde beş yıldır ücretli öğretmenlik yapmaktayım.Sevgili arkadaşlar Silvan gibi bir ilçede sadece 2008-2009 eğitim öğretim yılının başında 400 öğretmen açığımız vardı.İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü öğretmen açığının büyük bir kısmını iki yıllık meslek yüksek okulu mezunlarından giderdi.Düşünsenize Zooloji,botanik,sağlık,elektrik gibi bölümlerden mezun olan arkadaslar ilçe merkezlerinde bile görev almaya başladılar.Sakın yanlış anlaşılmasın.Bizim bu arkadaslarımızın parasında pulunda gözümüz yok.zaten üc beş kuruş alıyorlar.Ama demek istedigim.Ülkde yüzbinlerce eğitim mezunu dururken devletin yaptıgına bakın diyorum.Hem eğitim işi ciddi iştir.NEredeyse dışardan birilerini bile öğretmen olarak çalıştıracaklar.İnanınız kendimden utanıyorum.yazıklar olsun diyorum.Bunların coğu sınıf öğretmenliği yapıyor..Bu mu milli eğitim politikamız.Bir öğretmen maaşına üc öğretmen çalıştırmak tabii ki işlerine gelecektir.Amele öğretmenlerin canı sağolsun.Daha cok yazmak isterdim ama ...silvan'da iftar vakti.Allah'a emanet olun ücretli öğretmenler
ozge | 20 Eylül 2008 13:19
yeni kölelik sistemine dahil olan öğretmenlerdenim.öncelikle hepimiz aynı sıkıntıyı paylaşıyoruz.bu sıkıntıya katlanıyorum nedeni ise dershanelerdeki 80ytl ve toplama kampı muamelesine red cevabımdır.640 ytl ye nöbetcilik,toplantılara katılma gibi üzerime düşmeyen görevlerde yer alıyorum.sonuc:ne yapabiliriz.dilekçe kampanyası,belirlenen bir tarihte eylem ya da şu anda aklıma gelenler bunlar.ben bu konuda ki bütün karşı duruslara katılmaya görev almaya hazırım.sunu bilmeliyiz hiçbir eğitim sendikası bizim sorunlarımızla ugraşmaz(ugrasa bilir ama ugrasmaya yaklasmaz)
GÜLAY-61 | 21 Eylül 2008 11:08
selam ben İşletme mezunuyum ve sınıf öğretmenliği sertifikam var ve 6 yıldır kadroluların beğenip gitmediği dağ köylerinde 5 sınıf bir arada birleştirilmiş sınıf öğretmenliği ve yanında müdür yetkili ücretli öğretmenlik yaptım.Zaman geldi okulu temizledim, tuvaletleri temizledim, sınıfın sobasını yaktım öğrencilerim küçük olduğu için bu işleri yapamadılar ve iş başa düştü.Ben bunları sadece ücret karşılığı yapmadım yüreğimdeki öğretmenlik sevdası olmasa ARKADAŞLAR bu saydıklarımı ASLA yapamazdım.Bazı öğretmenleri göryorum kadrolular yaa derse bile gitmeye üşeniyorlar.Ben birleştirilmiş sınıfta her öğrencimle özel ilgilenirim bazı akşamlar kaldığım eve gelirler evde de çalıştırırım onları.Vallla ben bu mesleği çok seviyorum.Devlet kadro vermesede ben yapabildiğim yere kadar götürecem bu işi.Bakanımız elini vicdanına koysun benim gibi bu işe sevdalı pedagojik formasyonu olanları da düşünsün artık.Arkadaşlar sıktıysam özür dilerim.Ben bu konuda çok doluyum.Anlayışla karşılarsınız umarım.Birazdan çalıştığım dağ köyüne çıkacam.Allah a emanet olunuz.Herşey hakedenin gönlüne göre olsun diyorum.
ne önemi var ki | 25 Eylül 2008 11:55
lanet olsun bu sisteme eğitim bitmiş bu ülkede allah rahmet eylesin o bittiğine göre herşey bitmiştir bakın görün ilerde neler olacak
nuray | 25 Eylül 2008 13:56
ben 4 yıl okudum ama ögretmen olamadım
no name | 25 Eylül 2008 20:38
ben anaokulunda ücretli öğretmenlik yapıyorum,okulda üç öğretmen war üçümüzde ücretliyiz.ilginç olan diğer iki arkadaş ön lisans mezunu :(..geçen sene çalıştığım anaokulunda 6 öğretmendik 5 kişi ücretliydik,diğer kalan sözleşmeliydi...açık oldukça fazla ama.....
ÜCRELİ-8 | 8 Ekim 2008 16:34
söyeyecek söz bulamıyorum yazıklar olsun bu sisteme
pelinde | 16 Ekim 2008 23:29
Arkadaşlar merhaba,ücretli öğretmenlik başvuruları en yakın zamanda bir daha ne zaman aranızda bilen varsa yazarsa çok sevinirim.Her dönemin başında mı oluyor?Yani 15 tatilden önce başvurmak mı gerekli tekrar?
seda | 19 Ekim 2008 00:06
merhaba ben bu sene ücretli öğretmenliğe başladım ve okulda kurs da açıldı. kursa da çağırdılar oraya da gidiyorum ama kurs ücretinin ne kadar olduğunu bilen var mı ?
yaaa | 20 Ekim 2008 15:22
kimse yokmu
esen. | 20 Ekim 2008 15:18
yaaa şuan kimse yokmu bana yol gösterecek ben açık öğretim işletme mezunuyum bende ücretli öğrt. yapabilirmiyim
cengizz | 19 Ekim 2008 14:11
herkese merhaba bende ucretli bir ögretmenim. bi şey sorucaktım, peki biz her ders başına ne kadaralıyoruz bunu tam olarak bilen varmı? lütfen yazarmısınız
Ekrem Kafeci | 22 Ekim 2008 13:20
Yurt dışında okuyup, yıllardır öğretmenlik yapmış insanlar ne desin? MEB ücretli çalıştırıp bir öğretmemden memnun ise. Neden aynı kişiyi kadrolu çalıştırmıyor? Ücretli çalıştırmak kimlerin işine geliyor? Sağlık Bakanlığı bir yazı çıkartıyor tüm sözleşmeli personel kadroya alınıyor. Onlarda, ücretli de olsa en azından sosyal hakları mevcut SSK primleri tam yatırılıyor, her hakka sahipler. ÜCRETLİ öğretmenler ne yapsın? MEB yapmalı. Ne yapmalı bu saçmala son vermeli. Ayda en fazla 13-14 gün Primleri yatırılıyor...............Hiç bir sosyal hakları yok....
Öğretmenlik kutsal bir meslek.....Sadece diploma ile olan bir iş değil, ama ne yazık ki ne diploma ne mesleğinmi severek yapmak memlekette işe yaramıyor.... Çoook yazılır ve konuşulu, fakat değişen bir şey olmaz.....
işsiizzz | 22 Ekim 2008 19:19
nefret ediyorummmm
yusuf | 19 Ekim 2008 15:18
arkadaşlar üniversite sınavını çok önemli bir sorun görüyorduk illa kazanmalıyız diye keşke kazanmasaydım kazandığım güne lanet olsun bir aydır ücretli öğretmenlik yapıyorum ve haftada 28 saat derse girmeme rağmen 400 ytl yatmış gelde bırakma
ÖĞRETMEN MİSİN? | 23 Ekim 2008 20:40
ÖĞRETMEN MİSİN YAZIK? OKUDUĞUNA EMEĞİNE.HİÇ DÜŞÜNMEDİN Mİ AÇ KALIRIM İŞSİZ KALIRIM DERSHANELERDE SÖMÜRÜLÜRÜM... YAZIK YA BAK ACIDIM ŞİMDİ ÖĞRETMENSİN HA! AAA İNSAN ÖĞRETMEN OLMAYI HİÇ DÜŞÜNÜR MÜ? GELECEĞİNİ KPSS UĞRUNA YOK EDER Mİ? KAFA YOK MU AKLIN ÇALIŞMAZ MI? YAZIK ETTİN KENDİNE HAYATINA. HEM DE YÜKSEK LİSANS YAPMIŞ ÖĞRETMENLİK ALANINDA AAAAA. OLUR MU İŞSİZ KALMAK NEYSE DEVAMMMMM....
almina | 28 Ekim 2008 20:21
aman arkadaşlar ücretli öğretmenlik amelelik.zaten okuldaki öğretmenler aman sen ücretlisn deyip geçiooo.maaşlar geç yatıyo.sağlıktan yararlanamıyoruz.bu ne rezalet böyleeee..sayın çelik sesimizi duy lütfen.ben bir işletmeciyim ama ücretli öretmenlik yapıorum.kpss denilen şu milatlık sınavı kaldırın yeter.boşunamı okuduk 4 sene.sonra tekrar sınav.çıldırmamak elde değil..
ne olsun!!!!!!! | 30 Ekim 2008 11:45
Oku oku oku da büyük adam ol dediler!Evet dediler ama......
kadir | 30 Ekim 2008 18:06
ehlidil çok sert konuşmuş nedense neye dayanarak böyle bişey söylemiş anlamış değilim ama adam akılı cevap yazsın bence öğretmen olacak birde bende ücretli çalışıyorum ve halimden memnunum hemde çok çalışmayan çalışmasın bu kadar
yorum bile yok | 1 Kasım 2008 03:42
yapılanlar,söylenenler,yazılanlar zaten belli değil mi ne kadar kötü durumdayız............
YAZIK | 6 Kasım 2008 00:46
bende unıversıtelı işşizlerdenim.İşletme mezunuyum ve ınanın ucretlı ogretmenlıge mum oldum desem yerıdır.Daha baslamadım ama muracat ettım.Alımlar ne zaman oluyor bılenınız var mı? Somestrın gecmesımı gerekıyor acaba?
arkadaşlar her bir ders saati için 6.1 ytl veriliyor haberiniz olsun | 8 Kasım 2008 13:54
slmlar
HFZKZ | 9 Kasım 2008 19:17
Merhaba arkadaşlar.Herkesin ortak sorunu işsizlik. Malesef bende o işsizlerden biriyim.Acaba ücretli öğretmenlik şartları neler ve yüksekokul mezunu olupta ingilizce sertifikası ile ücretli öğretmenlik yapılır mı? Yardımcı olur musunuz?
HFZKZ | 9 Kasım 2008 19:19
Ayrıca ücretli öğretmenlik başvurusunda KPSS belgesi şart mı? Bazı sitelerde gerekli bazılarında gereksiz yazıyor.
talihsiz | 10 Kasım 2008 14:58
bu ülkede öğretmen açığı yüz bin civarında ama maalesef parasızlıktan atanamıyoruz onun için ilk önce ekonominin düzeltilmesi lazım vesselam
songül ergün | 11 Kasım 2008 11:43
hagi okulda çalışıyor
perihan | 14 Kasım 2008 19:29
Herkes aynı soruyu sormuş ücretli öğretmenlik yapabilmem için neler gerekli diye.En azından benim çalıştığım yere göre bildiklerimi yazıyorum.Arkadaşlar her isteyen ve her bölüm mezunu ücretli öğretmen olamıyor.Eğitim fakültesi mezunları öncelikli olmak üzere,fen edebiyet fakültelerinden pedagojik formasyonu olanlar,sınıf öğretmenliği sertifikası olanlar ücretli olabiliyor.Yani işletme mezunuyum hadi başvurup ben de yapayım diye bir durum yok.
Yapılan haksızlıkların ben de farkındayım fakat işsizliğin arttığı,işin bulunmadığı şu dönemde mecbur bırakılıyoruz çalışmaya.Durumu iyi olanlar çalışmasın tabi ki ama benim gb 35 yaşına gelmiş ve atanamamış biri yapmak zorunda kalıyor.Birde ben şunu gördüm ki ücretli öğretmenin yetiştirdiği öğrenciler,kadrolununkine 10 basar.Kadrolular nasılsa versemde vermesemde,öğrenci öğrensede öğrenmede de bana ne,nasılsa maaşımı alıyorum deyip yan gelip yatıyorlar.Ben 1 dönem öğretmenler odasında sigara içip vakit geçirenleri de gördüm.Allah hepimize sabır ve kolaylık versin....
nurten | 19 Kasım 2008 12:57
ben sınıf öğretmenliği sertifikası olan ücretli öğretmenim.okulumuza sözleşmeli öğretmenler atandı 2 yıllıklar ve sertifikası olanlar kalırken ben keyfi uygulamayla çıkarıldım.bu adaletmi lütfen yorum bekliyorum.

Yorum Ekle