KAPAT

Parolamı unuttum »

KAPAT

(En az 4 karakter)

(Üyelik onayı bu adrese gönderilecektir.)


(En az 6 karakter)

Metni Büyüt Metni Küçült
28 Mayıs 2009

Taksim'de operasyon protestosu

Sabah erken saatlerde başlayıp gün boyu süren KESK'e ve Eğitim-Sen'e yönelik baskın ve gözaltılara ilişkin tüm illerde eşzamanlı olarak yapılan eylemlerin bir tanesi de İstanbul'da Taksim Gezi parkında gerçekleştirildi.
Taksim'de operasyon protestosu Saat 18:00'de yaklaşık 1000 kişinin katılımıyla yapılan eyleme KESK'e üye sendikaların yanı sıra pek çok kurum ve parti katıldı.

Eylem yoğun alkış ve sloganlarla başladı. ’Yaşasın Halkların Kardeşliği!, Sendika KESK’tir, KESK Onurumuzdur!, Gözaltılar Serbest Bırakılsın!, Baskılar Bizi Yıldıramaz!, Biji Bıratiya Gelan!, Susma Haykır Halklar Kardeştir!, Devlet Güdümlü Sendika Olmayacağız!, Faşizme Karşı Omuz Omuza!, Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz!, Yaşasın Sınıf Dayanışması!..’’ sloganlarının birarada atıldığı eylemde ilk olarak 1 saat kadar süren bir oturma eylemi yapıldı.

Oturma eylemi sırasında yapılan konuşmalarda KESK'in yapılan baskınlarla terör tanımına sokulmaya ve meşru mücadelesinin bastırılmaya çalışıldığı, oysa KESK'in sokakta kurulduğu, sokakta da meşruluğunu kurduğu belirtildi. Halkların kardeşliğinin ısrarla savunulacağının belirtildiği konuşmalarda böyle bir saldırının aynı zamanda toplu görüşmelere denk gelmesine de dikkat çekildi.

Basın açıklaması Metni;

"Demokrasi dışı, hukuk dışı bir süreçle karşı karşıyayız. Demokrasi, sendikal hak ve özgürlükler mücadelesinde ulusal ve uluslar arası yeri ve saygınlığı olan örgütümüz KESK’e yönelik baskılar yaygılaşarak devam etmektedir. Bugün sabah saatlerinde KESK Genel Merkez Yönetim Kurulu üyesi Songül MORSÜMBÜL ve EĞİTİM-SEN Merkez Yönetim Kurulu üyesi ve Kadın Sekreterimiz Gülçin İSBERT , KESK Eski Genel Sekreterimiz Abdurrahman DAŞDEMİR ve Eğitimsen Eski Kadın Sekreterimiz Elif AKGÜN'ün ve çok sayıda arkadaşımız jandarma ve polis tarafından gözaltına alındılar. Arkadaşlarımıza yönelik bu tutumu şiddetle kınıyoruz.
KESK 250 bin üyesi olan demokratik bir kitle örgütü, ulusal ve uluslararası saygınlığa sahip bir Konfederasyondur. KESK aynı zamanda baskılara, sürgünlere, tutuklamalara tarihi boyunca göğüs germiş, kamu emekçilerinin haklarını savunmak için bedeller ödemiş demokratik bir mücadele örgütüdür. KESK gerçek sendikadır.

Gözaltına alınan arkadaşlarımız toplum içinde tanınan, saygınlığı olan, adresleri belli sendikacılar, kamu emekçileridir. Durum böyleyken baskınlarla gözaltına alınmalarının makul hiç bir açıklaması yoktur.

250 bin üyesi olan bir demokratik kitle örgütü aranırken bir tek savcının bulunmaması kabul edilemez; yapılan aramalarda Konfederasyonumuzun kadın çalışmalarına ilişkin belgelerine, örgüt içi yazışmalara, Başbakanlıkla, Çalışma Bakanlığıyla yaptığımız yazışmalara; üyesi olduğumuz uluslararası konfederasyonlarla yapılan ve çoğu Kadın haklarıyla ilgili, Kreşle ilgili, Doğum izniyle ilgili yazışmalara dahi el
konulmuştur. Songül MORSÜMBÜL arkadaşımızın bilgisayarı, cd’leri usûlsüz bir biçimde alınmıştır. Arayanlar ne aradıklarını dahi bilmemektedir.

KESK’te suç unsuru bir şey bulunması mümkün değildir. KESK yasal ve meşru zeminlerde kamu emekçilerinin hakkını savunan, gücünü sadece üyelerinden alan, kimseye diyet borcu olmayan demokratik bir örgüttür.

Buradan başta Başbakan ve İçişleri Bakanı olmak üzere tüm yetkililere bir kez daha sesleniyoruz: KESK’e yönelik bir adım atarken 40 kere düşünmelisiniz; hele KESK Genel Merkezi’ni aramaya kalkışırken 40 kere düşünmelisiniz. KESK bu tür baskılarla, yıldırma operasyonlarıyla mücadele çizgisinden geri duracak bir Konfederasyon değildir.

Buradan başta Başbakan ve İçişleri Bakanı olmak üzere tüm yetkililere bir kez daha sesleniyoruz: KESK’e yönelik bir adım atarken 40 kere düşünmelisiniz; hele KESK Genel Merkezi’ni aramaya kalkışırken 40 kere düşünmelisiniz. KESK bu tür baskılarla, yıldırma operasyonlarıyla mücadele çizgisinden geri duracak bir Konfederasyon değildir

Arkadaşlarımız derhal salıverilmelidir. KESK’e yönelik baskılar derhal durdurulmalıdır.

Yaşasın demokrasi mücadelemiz.
Yaşasın sendikal hak ve özgürlükler mücadelemiz
Yaşasın KESK"


Yorum Ekle