KAPAT

Parolamı unuttum »

KAPAT

(En az 4 karakter)

(Üyelik onayı bu adrese gönderilecektir.)


(En az 6 karakter)

Hakkımızda

Kendimize dair söyleyecek ilk şey; eğitim emekçilerinin yeni, özgün bir soluğu olma hedefini taşıdığımız olacaktır. Daha önce denenmemiş kocaman bir adım atmakla yeni ve de gencecik. Bugüne kadar yan yana gelemeyen eğitimcilerin ortak mücadele potasında birleşme perspektifimizle de özgün.

İster kadrolu, sözleşmeli, ücretli ya da vekil öğretmen olalım, isterse de bir dershane de ya da herhangi bir özel okulda ömür törpüleyelim, bir ve tek bir sınıfın parçası olduğumuz gerçeğinin farkına varmamız uzun sürmedi. Aynı işi yaparken farklı adlandırılmanın ne anlama geldiğini, örgütlenemeyelim diye paramparça edildiğimiz gerçeğini öğrenmek de.

İşler hiç de bilindiği gibi değildi. Öğrencilerimize; “eğitim parasızdır ve herkese eşittir” diyerek kendi yalanlarımıza inandık uzun süre. Ücretlerimizin yetersizliğinin sebebi devletin fakir olmasından kaynaklanmıyordu ya da işsiz kalışımızın nedeni öğretmen ihtiyacı olmamasından değildi. İnsanca bir yaşam süremiyor olmamız ise ne suçumuz ne de kaderimizdi. Film karelerine yansıyan “diplomalı hıyarcı” ya gülerken diplomalı işsizlerle dolmuştu dört bir yanımız. Kandırılmıştık !

Bal gibi de işsizdik ya da üç beş kuruşa ücretli kölelik düşmüştü payımıza. Ne hayaller erteledik, ne düşleri çıkardık hayatımızdan hiç gerçekleşmemek üzere. Kimimiz evlenmeyi, kimimiz de artık babamızdan harçlık almayacağımız günleri erteledi. Bazılarımız “” buldu da ne oldu? Yol parasına gitti aldığımız ücretin çoğu ya da sadece öğle yemeklerimizi karşılamaya yetti. Bu da yetmedi, kadrolu olanlarımız sözleşmeli olanlara, sözleşmeli olanlarımız da ücretli ve vekil olanlarımıza yabancılaşmıştı. Öğretmen odalarında birbirinin ismini bilmeyen yabancılara dönecek kadar hem de. Sosyal paylaşımın ölçüsü ya da “iyi öğretmen” olmak sınavlarda alınan puanlara endekslenmişti neredeyse. Paramparça olmuştuk !

Biz bir sınıfın parçasıyız. Ve büyük bir onurla söylüyoruz ki o sınıf işçi sınıfıdır. Üretim ilişkileri her değiştiğinde biz de o değişimi hızlı bir şekilde hissettik. Devletin eğitim ve sağlık alanından tasfiyesi ile güvencesiz, dağınık ve heterojen bir zeminde kalakaldık. Bir bölümümüz özel sektörde, dershanelerde, kurslarda, özel okullarda çalışırken bir bölümümüz de tasfiyesinde vites arttırılan devlet okullarında, sözleşmeli, ücretli, vekil öğretmen olarak çalışmaya başladık. En güvenceli konumda olan kadrolularımız bile bu ayrıcalığını kaybetme noktasında.

Hemen koşup yanımızdakine, bitişik sınıftaki arkadaşımıza seslenmek ve “haberin var mı?“ demekten kendimizi alıkoyamadık bu yüzden. Ne kadar çok olduğumuzu ama birbirimizin farkında olmadığımızı gördük daha sonra. İzmir’den Bingöl’e, Gümüşhane’den Mersin’e sesler yükseldi hemen. Birçoğumuzun düşündüğü ama paylaşamadığının paylaşılmasının ne kadar kolay olduğunu öğrendik zaman içinde. Rahatsızdık, bunları hak etmiyorduk ve de değiştirebilmeliydik, örgütlenmeliydik!

Eğitim Emekçileri Derneğimiz yaşamlarımızdaki gri tonları değiştirmek için çıktı yola. Belirsizlikleri hayatımızdan çıkarmak, yaşamın kıyısında olmak yerine ona müdahale etmek, ertelenmiş hayatlardan sıyrılabilmek için tüm ara renklere savaş açtı: Ücretli kölelik zincirlerini parçalamak için… Sınıf mücadelesinin çiçeği burnunda bir çalışmasıyız. Emeğin saflarında ve ne yapması gerektiğini bilen bir örgütlülüğüz. Çıkarımız, kölece yaşamaya ve çalışmaya karşı insanca yaşam mücadelesi verenlerin yanındadır, işçi sınıfının yanındadır. Çünkü bugün biz hiç olmadığı kadar o sınıfın bir parçasıyız. Yol aldıkça adımlarımız hızlanıyor; adımlarımız hızlandıkça da yalnız olmadığımızı, çok ve güçlü olduğumuzu görüyoruz. Bu güvenle yolumuza devam ediyoruz ve biliyoruz ki yeni soluklarla geleceğin ebemkuşağı renkleriyle yepyeni bir dünyanın tohumları ellerimizde yeşerecek…